(2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32) (765 S. K. m. 29, 403)
Dava: Uyuşturucu madde imal etmek suçundan sanık Gökhan Dursun'un yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2004 gün ve 2003/233 esas, 2004/40 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının red-bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.06.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Mahkemece ceza tayin edilirken, cezanın maddede yazılı alt sınırın üzerinde belirlenmesi halinde Anayasa'nın 141/3 ve CMUK'nun 32. maddesi gereğince gösterilerek gerekçenin, TCK'nın 29. maddesinde belirtildiği şekilde, sanığın kişiliği, suç un işleniş biçimi, nedeni ve işlenmesindeki özellikler ile zarar yada tehlikenin ağırlığı, kastı ve taksirin yoğunluğu ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olması gerekir.
Gerekçenin bu niteliği kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek özelliklerini taşıması yanında, hakimin takdir yetkisini kullanırken TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen kuralın dışına çıkıp çıkmadığının Yargıtay'ca değerlendirileceğini göstermektedir. Yargıtay'ın görevi yasaların Türkiye genelinde hukuka uygun olarak uygulanıp uygulanmadığını denetlemek, içtihatları ile ülkede yasaların ve hukuk kurallarının uygulanmasında birliği sağlamaktır.
Türkiye genelinde zaman zaman tonlara varan uyuşturucu madde ele geçtiği ve yargılama konusu yapıldığı, TCK'nın 403/5. maddesinde yazılı hürriyeti bağlayıcı cezanın üst haddinin ise 10 yıl olduğu, bu durumda dahi azami 10 yıl hapis cezasına hükmedileceği,sanıkta 2 kilo 231 gr esrar ele geçirildiği gözönüne alınarak emsal dosyalar, hak ve nezafet kuralları da dikkate alınarak cezanın tayini gerektiği gözetilmeden, salt yasadaki kelimelerin tekrarı ile sanığın kişiliği, geçmişi, suçun işleniş biçimi ve ayrı bir suç konusu olan dikili miktardaki kenevir miktarı da gerekçe yapılarak temel cezanın asgari haddin çok üzerinde tayin edilmesi,
2- Beraat eden sanığa ait bahçe kenarında ele geçen kurumaya bırakılmış hint keneviri bitkisinin kendisi tarafından tarladan söküldüğünü söyleyerek dolaylı şekilde ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK.nın 405.maddesinin 2.fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy