(6762 S. K. m. 692, 693)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık M.A.nın yapılan yargılama sonucu, hükümlülüğüne ilişkin B. 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 21.10.2003 tarih ve 2003/627 esas, 2003/359 karar sayılı hükmün sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen 15.06.2004 tarih ve 2003/195996 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderildiği anlaşıldı; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Karşılıksız çek keşide etmek suçunda şikayet hakkı TTK.nın 702. maddesinde açıklandığı üzere çeki ibraz eden yetkili ve yasal hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu anılan Yasa'nın 700. maddesi uyarınca ciro ve teslim yoluyla çeki elinde bulunduran kişilere ait olup, şikayet dilekçesini veren İ.H.B. çeki ibraz eden durumunda olmadığı gibi dosyada mevcut çek fotokopisindeki ciro silsilesindeki imzası da görülmemekle, ibraz anında alınan okunaklı ve onaylı fotokopisinin getirtilerek adı geçenin ibraz anında cirosunun ve dolayısıyla şikayet hakkının bulunup bulunmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak mahkumiyet hükmü tesisi,
2- Suça konu çek fotokopisinde keşide yeri görülmemekle keşide yeri bulunmayan belgenin TTK.nın 692. ve 693. maddeleri amir hükmüne göre çek olarak kabulü mümkün olmadığı cihetle, çek aslı veya ibraz anında alınan okunaklı ve onaylı örneğinin getirtilerek incelendikten sonra keşide yeri bulunup bulunmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
3- 4814 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesine göre yapılan açıklamalı davetiyenin müştekiye 20.09.2003 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen üst üste iki duruşma beklenilmeksizin müştekinin yokluğunda karar verilerek şikayetin devam edip etmediğinin belirlenmemesi,
Kabule göre de:
4- Müştekinin müdahale talebi olmadığı gözetilmeden müdahilliğine karar verilerek lehine vekalet ücreti takdiri,
5- Gerekçeli karar başlığında sanığın adının nüfus kaydına aykırı olarak M. olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 07.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy