(765 S. K. m. 405)
Dava: Uyuşturucu madde satmak ve kullanmak suçlarından sanık Cem Erimez hakkında Adana 2. Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılanması sonunda; 24.3.2004 tarih ve 2004/23-36 sayı ile her iki suçtan mahkumiyet kararı verildiği; sanık tarafından hükümlerin süresi içinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca uyuşturucu madde satma suçuna ilişkin hükmün onanması ve uyuşturucu madde kullanma suçundan kurulan hükmün ise bozulması isteğiyle dava dosyasının 7.6.2004 tarih ve 10/2004-94345 sayılı tebliğname ekinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: A. Uyuşturucu madde satmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi;
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenlerinin tartışılarak cezanın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA;
B- Uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi;
Esrar sattığına ilişkin anılan bilgi üzerine alıcı rolüne giren görevli ile & muhbire net 0,6 gram esrar sattığı sırada yakalanan sanığın evinin bahçesindeki çöp bidonu içinde ayrıca 3 adet esrarlı sigara izmaritinin bulunduğu ve olayla ilgili olarak 4.12.2003 tarihli tutanağın düzenlendiği; böylece, kolluk görevlilerince sanığın uyuşturucu madde satma suçundan ayrı olarak uyuşturucu madde kullanma suçunu da işlediği öğrenilerek her iki suç nedeniyle hazırlık soruşturması yapıldığı; bu aşamadan sonra sanığın kolluk tarafından alınan ifadesinde, esrar sattığını kabul ederek ayrıca 3 adet esrarlı sigara izmaritinin kendisine ait olduğunu ve esrar içtiğini de söylediği anlaşılmaktadır.
Suçunu ikrar etmesi nedeniyle sanık hakkında TCK.nın 405. maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için sanığın bu konudaki yardımının suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından önce yapılması gerekir. Olayda ise sanığın kullanma suçunu ikrar etmesi görevliler tarafından bu suçun öğrenilmesinden ve suçla ilgili olarak hazırlık soruşturmasına başlanmasından sonra olduğundan 405. maddenin birinci fıkrasının uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle tebliğnamede ileri sürülen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştiğinin saptandığı; vicdani kanını dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Evinin bahçesindeki çöp bidonu içinde 3 adet esrarlı sigara izmariti bulunması üzerine, başkaları tarafından atılmış olduğunu ileri sürüp inkar etmesi mümkün iken, bunların kendisine ait olduğunu ve esrar kullandığını belirterek ikrarı ile uyuşturucu madde kullanma suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK.nın 405. maddesinin 2. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün kısmen istek gibi BOZULMASINA, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy