(765 S. K. m. 30, 102, 104)
Dava: Izrar, tehdit, sövme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Celil Demirci'nin yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 04.04.2002 gün ve 2001/928 esas, 2003/361 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 17.06.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Alenen huzurda sövme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hükümden sonra 10.02.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması bozmayı gerektirdiğinden,
Hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi uyarınca yapılan uygulama neticesi, alenen huzurda sövme suçundan verilen sonuç ağır para cezasının "284.731.200.- TL"den "284.715.000.- TL"ye indirilmesi suretiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak düzeltilerek ONANMASINA;
2- Saldırgan sarhoşluk suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç ve inceleme tarihlerine göre, TCK'nın 102/5 ve 104/2. maddelerinde öngörülen toplam üç yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan, başka yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA;
3- Tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Her ne kadar müşteki tarafından sanığın kendisini tehdit ettiği iddia edilmekte ise de, olayın tek görgü tanığı İsmet Uçar'ın sanığın küfür ettiğini duyduğunu ancak tehdit içeren sözler duymadığını açık bir şekilde belirtmiş olması karşısında; sanığın atılı suçu işlediğine dair müştekinin soyut iddiası dışında, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, delil yetersizliğinden beraatine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması;
4- Izrar suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın savunmasına ve tanık İsmet Uçar'ın anlatımına göre; sanığın, ulu orta küfürler sarf etmesi nedeniyle kendisine uyarıda bulunun tanığı iteklediği ve bunun üzerine tanığın dengesini kaybederek, müştekinin simit dolabının üzerindeki cama çarparak kırılmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın tanığı ızrar kastıyla iteklemeyip, onu kendisinden uzaklaştırmaya çalıştığı, böylelikle, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy