(3167 S. K. m. 16) (647 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 2) (1136 S. K. m. 164)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılık suçundan sanık Hüseyin Ökten'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2003 gün ve 2002/975 esas, 2003/1010 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düzelterek onama isteyen tebliğnamesi ile 22.06.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın adli sicil kaydı getirtilmeden karar verilmesi ile 3167 sayılı Kanun'un, 4814 sayılı Kanun'la değişik 16. maddesinin 1. fıkrasında, yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilen para cezasının 80.000.000 liradan fazla olamayacağı; aynı maddenin son fıkrasında ise, kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı öngörülmüş olmakla birlikte; suçun 4814 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce işlenmiş olması nedeniyle, aynı ticari ilişki nedeniyle, aynı zamanda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde, eylemin tek suç kabul edilerek, çeklerin bedelinin toplamı üzerinden tek bir para cezasına hükmedilmesi, verilen para cezası miktarının her bir çek için 80.000.000.000 lirayı geçemeyeceği ve sanığın bir kez çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında hükmolunan ağır para cezasının eksik tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 4814 sayılı Kanun'la değişik 3167 sayılı Kanun'un 16/3. maddesinde öngörülmediği halde, sanığın çek keşide etmekten de yasaklanmasına karar verilmesi,
2- 15.01.2003 tarih ve 24994 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4786 sayılı Yasa ile 647 sayılı Yasa'nın 5. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen faiz hükmünün suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeni ile TCK'nun 2. maddesi uyarınca sanık aleyhine uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3- 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın, 4667 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin katılan yerine, vekili lehine hükmedilmesi;
Sonuç: Yasaya aykırı olduğundan, hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Çek keşide etmesinin yasaklanmasına ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması,
2- 647 sayılı Yasa'nın 5/5. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılması,
3- Vekalet ücretine ilişkin bölümde 200.000.000TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine denilmesi, suretiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak düzeltilerek ONANMASINA, 21.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy