(765 S. K. m. 30, 503) (647 S. K. m. 4)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Adem E.'in yapılan yargılanması sonucunda hükümlülüğüne ilişkin İzmir 5.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2002 tarih ve 2001/427 esas 2002/1355 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 25.06.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 sayılı Yasa'nın 4/1. maddesi gereğince para cezasına çevrilmesi esnasında, suç tarihi (10.12.1999) itibariyle beher günün 2.000.000 TL. üzerinden hesaplanması gerekirken 10.000.TL. üzerinden uygulama yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;
1- TCK.'nın 503. maddesinde hüküm altına alınan dolandırıcılık suçunun maddi unsuru, bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya bir başkasına haksız yarar sağlamasıdır. Hile ve desiselerin kandıracak nitelikte olması gerekir. Sözü edilen niteliğin tayini izafi olması itibariyle mağdurun durumu nazara alınmalıdır ve olaya göre takdir edilmelidir. Hataya düşürmek ve bilmezlik her zaman yeterli değildir, sanığın kastı önemlidir. Kaldı ki hile ve desisenin kullanılması ile mağdurun hataya düşürülmesi arasında nedensellik bağının bulunması şarttır.
Bu açıklamalar ışığı altında incelenen dosya içeriği itibariyle, sanığın katılandan aldığı mal için önceden doğmuş borca karşılık kimin tarafından düzenlendiği belli olmayan suça konu çeki göndermesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi;
2- Kabule göre; 10.02.2003 gün ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazetede de yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması
Sonuç: Yasaya aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy