(3167 S. K. m. 14, 16) (1412 S. K. m. 291, 326) (765 S. K. m. 2, 11, 29, 59) (6762 S. K. m. 588, 730)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ahmet B.'un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.2003 gün ve 2003/606 esas, 2003/667 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 29.06.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Karşılıksız çek keşide etmek suçunda şikayet hakkı bankaya ibrazından önce çeki elinde bulunduran hamil ile çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan ciranta ait olup; muhatap banka şubesinden getirtilen çek fotokopisinin arka yüzün okunaklı olmaması nedeni ile ciro meşruhatının incelenememesi karşısında, dava konusu çekin aslı getirtilerek ayrıca, muhatap bankadan da çeki bankaya ibraz edenin kim olduğu sorularak, çekin bankaya ibrazı anında müştekinin geçerli bir cirosunun çek üzerinde yer alıp almadığı araştırılıp, müştekinin çekin bankaya ibrazı anında çek üzerinde cirosunun bulunmadığının saptanması halinde, şikayet hakkının bulunmaması nedeni ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
2- Sanığın temyiz dilekçesinde, suça konu çek bedelini Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2000/12084 esas sayılı dosyasına ödediğini belirterek, dilekçe ekinde ödeme belgesi örneklerini sunması karşısında; ilgili icra dosyasının getirtilip, ödemenin suça konu çeke ilişkin olup olmadığı ve ferilerini de kapsayıp kapsamadığı, araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde yasal zorunluluk bulunması;
3- Kabule göre de;
a) Türk Ticaret Kanunu'nun çeke ilişkin Tatbik olunacak hükümler başlıklı 730/2. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 588/1. maddesinde, Poliçe bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunur hükmü öngörülmekte olup; suça konu çekte, çek bedelinin rakamla 810.000.000.-TL olarak gösterilmesine karşın, yazıyla iki yüz on milyon TL olarak gösterilmesi karşısında, anılan hüküm uyarınca, çekte yazı ile belirtilen bedelin esas alınarak, temel ağır para cezasının 210.000.000.-TL olarak belirlenmesi gerekirken, rakamla belirtilen bedelin esas alınması suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayini;
b) CMUK'un 326/son maddesi gereğince, hükmün sanık tarafından veya onun lehine cumhuriyet Savcısı ya da aynı Yasa'nın 291. maddesinde gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmesi halinde lehe bozma üzerine yeniden kurulan hükümle belirlenen cezanın ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olmaması zorunludur.
3167 sayılı Yasa'nın 16/1. maddesi ile karşılıksız çek keşide etme suçunu işleyen sanıklar hakkında hapis cezası öngörülmekte iken 10.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile anılan maddede değişiklik yapılarak, karşılıksız çek keşide etme suçunu işleyen sanıkların çek bedeli kadar ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
18.03.1936 tarih ve 26/35 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, cürüm cezaları kendi arasında, kabahat cezaları da kendi arasında TCK. nın 11. maddesinde gösterilen sıraya göre şiddet farkı arzettiğinden, TCK'nın 11. maddesinin bir önceki bendindeki ceza kendisinden sonra gelen ceza ve cezalardan daha ağırdır.
Bu açıklamalar ışığında, incelenen dosya içeriği itibariyle; sanığın, 3167 sayılı Yasa'nın 16/1, TCK'nın 59/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl çek hesabı açmaktan ve çek keşide etmekten yasaklanmasına ilişkin 12.04.2001 tarih ve 2001/141 esas, 2001/450 ayılı kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.04.2003 gün ve 2002/10689 esas, 2003/5564 karar sayılı ilamıyla 08.03.2003 tarih 25042 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik yapılmasına ilişkin 4814 sayılı Kanunun Geçici l ve 2.maddeleri ile TCK. nın 2/2.maddesi hükmü de nazara alınarak uygulanma yapılmasında yasal zorunluluk bulunması gerektiğinden, bahisle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak sanığın, 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16/1-3. maddesi gereğince çek bedeli tutarı olan 810.000.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilirken, hakkında TCK'nın 59. maddesinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında; CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın cezanın türü ve miktarı yönünden olup, sanık lehine bozmadan sonra tayin edilen ağır para cezasının, önceki hükümde tayin edilen hapis cezasından daha ağır nitelikte olmadığı nazara alınarak, suça konu olayda CMUK'un 326/son maddesinin uygulama koşullarının bulunmamakla birlikte; sanık hakkında TCK'nın 59. maddesinin uygulanmama gerekçesinin aynı Yasa'nın 29. maddesi gereğince karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istek gibi BOZULMASINA, 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy