(1412 S. K. m. 351)
Nas'ı Izrar, gündüzleyin konut dokunulmazlığını ihlal, müessir fiil ve hakaret suçlarından sanık A.T.nin yapılan yargılanması sonucunda; nas-ı ızrar, gündüzleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve müessir fiil suçlarından beraatına, hakaret suçundan hükümlülüğüne dair K. 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.06.2002 gün ve 2001/3 esas, 2002/510 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi şahsi davacı vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 01.07.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.12.1995 tarih ve 2/368-403 sayılı kararında da belirtildiği üzere, müştekinin 13.09.2000 tarihli şikayet başvurusu üzerine, Kartal C. Savcılığınca yapılan hazırlık soruşturması sonunda kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 05.10.2000 gün ve 2000/11101 sayı ile verilen takipsizlik kararı üzerine, şahsi davacı 18.12.2000 tarihli şahsi dava dilekçesiyle sanığın tehdit, hakaret, müessir fiil, nas'ı ızrar ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından cezalandırılması istemiyle şahsi dava açmış, şahsi dava dilekçesi C. Savcısına gösterilip, görüşü alınmadan, duruşmaya devamla son soruşturma sonuçlandırılmıştır.
CMUK.nun 351. maddesinde: "Şahsi dava usulüne uygun biçimde açılmış ise, ıttıla hasıl etmek üzere C. Savcısına tebliğ edilir." hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca, daha önceki aşamada kamu yararı görmeyerek takipsizlik kararı vermiş bulunsa dahi, şahsi dava dilekçesinin C. Savcısına gönderilmesi zorunludur. Zira C. Savcısı son soruşturma sonuçlanıncaya kadar ve hatta temyiz davasının açılabileceği süre içersinde, şahsi davayı temyiz etmek suretiyle kamu davasına dönüştürebilir. Bu halde şahsi davacının sıfatı kendiliğinden değişir ve katılan sıfatını alır. Böyle bir halde katılan sıfatını alan şahsi davacının duruşmalara gelmek zorunluluğu da ortadan kalkar.
Bu yasal zorunluluk karşısında, kamu yararı görmediği için C. Savcısı tarafından takipsizlik kararı verilse dahi, şahsi dava dilekçesinin açılan davayı öğrenmek üzere C. Savcısına bildirilmemesi suretiyle CMUK.nun 351. maddesi hükmüne aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, şahsi davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy