(7201 S. K. m. 13, 32) (3167 S. K. m. 16)
3167 sayılı Yasa'ya aykırı davranmak suçundan sanık Ali'nin yapılan yargılaması sonucunda, hükümlülüğüne ilişkin İSKENDERUN 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.07.2002 tarih ve 2001/507 esas, 2002/561 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve O Yer cumhuriyet Savcıları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 10.01.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 13, Tüzüğün 22. ve Rehberin 49. maddeleri gereğince; kendisine tebliğ yapılacak şahsın adreste bulunmaması halinde tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır. Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümlerinin tamamen şekli nitelikte hükümler olup, yapılan tebliğin geçerli olabilmesi için yasa ve tüzükte gösterilen hükümlerin aynen ve eksiksiz olarak yerine getirilmesinin zorunlu olduğu nazara alınarak yapılan inceleme sonucunda; muhatabın adreste bulunmama hali saptanmadan ve kendisine tebligat yapılan şahsın muhatap ile birlikte aynı adreste oturup oturmadığı belirlenmeden, sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet kararını içerir tebligatın "Yeğeni Orhan Ö." imzasına tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; Tebligat Yasası'nın 32. maddesi uyarınca, usulsüz tebligat yapılması halinde öğrenme tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı göz önünde bulundurularak sanığın temyiz isteminin yasal süresi içersinde olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar tensip tutanağı hakim tarafından imzalanmamış ise de; aynı tutanağının devamında yapılan ilk oturuma ilişkin tutanağın alt kısmının hakim tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak;
08.03.2003 tarih ve 25042 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3167 sayılı çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik yapılmasına ilişkin 4814 sayılı Kanun'un Geçici 1 ve 2. maddeleri ile TCK'nın 2/2. maddesi hükmü nazara alınarak uygulama yapılmasında yasal zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden başka yönleri incelenmeksizin hükmün istem gibi BOZULMASINA 16.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy