(3167 S. K. m. 16) (1136 S. K. m. 164) (YCGK. 09.10.1989 T. 1989/7-213 E. 1989/280 K.)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Azim Avcı'nın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2003 gün ve 2001/533 esas, 2003/408 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.09.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın temyizinden sonra davadan el çekmiş olan mahkemenin dosyayı re'sen ele alarak 05.08.2003 tarihinde vermiş olduğu ek kararının hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmakla yok hükmünde sayılarak yapılan incelemede;
4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16/3. maddesinde, işlenen suçun niteliğine göre 1 yıl ile 5 yıl arasında belirlenecek bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmaktan yasaklanmasına karar verileceği gözetilmeden 1 gün süre ile bankalarda çek hesabı açmaktan yasaklama kararı verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.10.1989 gün ve 7-213/280 sayılı ilamında da belirtildiği gibi Karşılıksız çek keşidesi çalınma, kaybolma, hile ile veya zorla alınma gibi iradi bir harekete dayanmıyorsa keşidecinin cezalandırılamayacağı bunlar dışında keşidecinin çekte yazılı miktar kadar borcu olmadığına, çekin teminat olarak verildiğine ilişkin iddiaların ve bu konuda açılan hukuk davalarının suçun oluşmasını engellemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de ibraz tarihinden önce açılan menfi tespit ve iptal davasının suça konu çekin her ne suretle olursa olsun geçerliliğinin tartışılması sonucunu doğuracak çekin iptali sonucunu gündeme getirebileceği ve sanık tarafından ödenmesi zorunlu çek konusu kalmayacağı ve hamilin kendi cirantasına karşı başvurmasına yasal engel olmadığı nazara alınarak;
Sanık aşamalardaki savunmasında ve temyiz dilekçesinde, suça konu çek hakkında Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesinde 2001/49 esas sayısı ile menfi tespit davası açtığını belirtmesine göre, süresi içinde esasa ilişkin dava açılıp açılmadığı açılmış ise kesinleşip kesinleşmediği belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2- Uygulamaya göre de;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 4667 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin müdahil yerine davanın tarafı olmayan müdahil vekili lehine hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istek gibi BOZULMASINA, 31.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy