(3167 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Karşılıksız çek ekşide etmek suçundan sanık Mustafa D.'ın yapılan yargılanması sonucunda hükümlülüğüne ilişkin Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.2003 tarih ve 2001/1425 esas - 2003/1187 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.09.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanık vekilinin temyiz dilekçesinde, suça konu çekin tüm fer'ileriyle birlikte ödendiğini savunarak, ödemenin 07.01.2002 tarihinde yapıldığını bildiren muhatap banka Albaraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş. Siteler Şubesinin 29.07.2003 günlü yazı sureti ile üzerinde Ankara 5. İcra Dairesi Müdürlüğü 2001/9099 kaşesi ile "ödendi" kaşesi basılı çek fotokopisini sunması karşısında; ilgili icra dosyası celp edilip, incelenerek, suça konu çekin ödeme nedeniyle iade edilip edilmediğinin gerekirse katılan ve vekilinden de sorulmak suretiyle tespiti ile sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde yasal zorunluluk bulunması;
2- 3167 sayılı Kanunun 4814 Sayılı Yasa ile eklenen geçici 1. maddesi amir hükmü gereğince, anılan Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonraki ilk duruşmaya gelmeyen müdahil vekiline sonraki oturumda hazır bulunması veya bir vekil ile kendisini temsil ettirmesi, üst üste iki duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikayetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda usulüne uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken müdahil vekiline açıklamalı davetiye gönderilmeden eksik soruşturma sonucu hüküm kurulması,
3- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde öngörülmediği halde vekalet ücretine KDV uygulanmasına karar verilmesi,
4- 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin müdahil yerine davanın tarafı olmayan müdahil vekili adına hükmedilmesi,
5- Sanık hakkında belirlenen ağır para cezasına, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4786 sayılı Kanun'la, 647 sayılı Kanun'un 5. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca gecikme zammı uygulanarak TCK'nın 2/2. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy