(3167 S. K. Geç. m. 1) (1412 S. K. 135, 225, 236)
3167 sayılı kanuna aykırılık suçundan sanık H.D.nin yapılan yargılanması sonunda; kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin A. 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.2003 gün ve 2002/975 esas, 2003/1251 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.09.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya; toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 4814 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan ilk oturumda hazır bulunan katılan vekiline aynı yasa ile 3167 sayılı kanuna eklenen geçici 1. madde uyarınca meşruhatlı davetiye tebliğ edilmediği, ancak yasada öngörülen ihtaratın duruşma sırasında yapıldığı, katılanın şikayetinin devam edip etmediği sorulmamış olmakla birlikte vekilinde şikayetten vazgeçtiğini belirtmediği bir sonraki oturumda da hazır bulunduğu anlaşıldığından; ve şikayetin devam ettiği yönündeki iradenin zımnen ortaya konulmuş olduğu kabul edilerek yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- CMUK.nun 225. maddesi uyarınca meşruhatlı davetiyenin, sanığın bulunduğu yer mahkemesine yazılacak istinabe talebi üzerine bu mahkeme tarafından düzenlenip tebliğe çıkarılması gerekirken, yargı çevresi dışında bulunan sanık adına davetiye gönderilip, savunması alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle anılan yasanın 135. ve 236. maddelerine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy