(7201 S. K. m. 11) (4814 S. K. Geç. m. 1) (2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32, 164) (1136 S. K. m. 164, 168) (Tebligat Tüzüğü m. 15)
Dava: 3167 sayılı Yasa'ya aykırı davranmak suçundan sanık Yurdal Köylüoğlu'nun yapılan yargılaması sonucunda, hükümlülüğüne ilişkin Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.06.2003 tarih ve 2001/911 esas, 2003/890 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.09.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü;
Karar: 1- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Tüzüğü'nün 15. maddesi hükmüne göre kendisini vekil ile temsil ettiren katılana 4814 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin amir hükmü uyarınca yapılan davetiyenin geçersiz olacağı, davetiyenin katılan vekiline yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu' nun 27.03.1985 gün ve 8/53-82 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Anayasanın 141 ve CMUK 32. maddeleri gereğince mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklaması olduğuna göre dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması zorunlu olup aksinin kabulü yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek ve yargısal denetimin yapılmasına kolaylık sağlamak için hükmün gerekçeli olması gerekir. CMUK'un 264. maddesi gereğince duruşma tutanaklarının önceden hazırlanmış ve çoğaltılmış şekilde kullanılması mümkün olmadığı gibi duruşma tutanağının devamı niteliğinde olup, onun hükümlerine tabi olan ve dosya içeriğini yansıtan gerekçeli kararın da önceden hazırlanması ve matbu evrak kullanılması yasaya aykırı olduğu nazara alınmadan, mahkeme esas ve karar numarası, karar tarihi, sanık ismi, ceza miktarı gibi kısımları boş bırakılarak, önceden matbu şekilde hazırlanan belgenin boşluklarının doldurulması suretiyle gerekçeli karar yazılması,
Kabule göre de;
3- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 4667 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin müdahil yerine davanın tarafı olmayan müdahil vekili lehine hükmedilmesi,
4- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde öngörülmediği halde vekalet ücretine KDV uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 15.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy