(7201 S. K. m. 35) (3167 S. K. m. 16/1) (5237 S. K. m. 29, 59) (1136 S. K. m. 164)
Dava: 3167 sayılı Yasa'ya aykırı davranmak suçundan sanık H. Ekşi'nin yapılan yargılanması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.07.2003 tarih ve 2002/604 esas 2003/875 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.09.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: İncelenen dosya içeriği itibariyle; önceki hükmün sanık vekilinin temyizi üzerine bozulduğu ve bozmadan sonra CMUK.'un 326/2. maddesi uyarınca sanık adına çıkarılan ve sanık tarafından mahkemeye bildirilen adrese gönderilen meşruhatlı davetiyenin, sanığın taşındığından bahisle iade edilmesi üzerine, meşruhatlı davetiyenin aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmakla, dosya içersine sanık tarafından yapılmış herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmaması ve yine tebligat memurunca yeni adresin de tespit edilememiş olması karşısında, söz konusu tebliğin usulüne uygun olduğu nazara alınarak tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- CMUK'un 326/son maddesi gereğince, hükmün sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet Savcısı ya da aynı Yasa'nın 291. maddesinde gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmesi halinde lehe bozma üzerine yeniden kurulan hükümle belirlenen cezanın ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olmaması zorunludur.
3167 sayılı Yasa'nın 16/1. maddesi ile karşılıksız çek keşide etme suçunu işleyen sanıklar hakkında hapis cezası öngörülmekte iken 10.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 sayılı Yasa'nın 14. maddesi anılan maddede değişiklik yapılarak, karşılıksız çek keşide etme suçunu işleyen sanıkların çek bedeli kadar ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
18.03.1936 tarih ve 26/35 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, cürüm cezaları kendi arasında, kabahat cezaları da kendi arasında 11. maddede gösterilen sıraya göre şiddet farkı arz ettiğinden, TCK'nın 11. maddesinin bir önceki bendindeki ceza kendisinden sonra gelen ceza ve cezalardan daha ağırdır.
Bu açıklamalar ışığında, incelenen dosya içeriği itibariyle; sanığın, 3167 sayılı Yasa'nın 16/1, TCK'nın 59/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl çek hesabı açmaktan ve çek keşide etmekten yasaklanmasına ilişkin 20.06.2000 tarih ve 1999/1116 esas, 2000/696 sayılı kararın, sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.04.2002 gün ve 2001/25980 esas, 2002/14846 karar sayılı ilamıyla 4709 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen Anayasa'nın 38. maddesi gereğince uyum yasalarının çıkartılmasının beklenilerek, buna göre uygulama yapılmasında yasal zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak sanığın, 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16/1-3. maddesi gereğince çek bedeli tutarı olan 118.750.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilirken, hakkında TCK.'nın 59. maddesinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında; CMUK.'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın cezanın türü ve miktarı yönünden olup, sanık lehine bozmadan sonra tayin edilen ağır para cezasının, önceki hükümde tayin edilen hapis cezasından daha ağır nitelikte olmadığı nazara alınarak, suça konu olayda CMUK.'un 326/son maddesinin uygulama koşullarının bulunmamakla birlikte; sanık hakkında TCK.'nın 59. maddesinin uygulanmama gerekçesinin aynı Yasa'nın 29. maddesi gereğince karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hesap sahibi A. İnşaat Taahhüt turizm İhracat İthalat Limitet Şirketi hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4814 sayılı Kanun'la değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yasaklama kararına hükmedilerek TCK.'nın 2/2. maddesine aykırı davranılması;
3- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ceza davalarında ücret başlıklı 13. maddesinin Ceza hükmü taşıyan özel yasa, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan ağır para cezası tutarını geçemez yönündeki hükmü nazara alınmadan, 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesi gereğince 118.750.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında 200.000.000.vekalet ücretine hükmedilmesi,
4- 1136 sayılı Avukatlık Yasa'sının 4667 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile değişik164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin katılan yerine katılan vekili adına hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 12.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy