(3167 S. K. m. 7, 13) (765 S. K. m. 2)
Dava: Çek Karnesini İade Etmemek suçundan sanık Mehmet Bostan'ın yapılan yargılanması sonunda; beraatine ilişkin Lüleburgaz Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 25.04.2003 gün ve 2000/514 esas, 2003/307 karar sayılı hükmün süresi içinde Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.09.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Lüleburgaz Sulh Ceza Mahkemesinin 07.02.2003 tarih ve 2003/90 karar sayılı kararıyla birleştirilen davanın sanığının bu dosyanın sanığıyla aynı şahıs olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki 1.numaralı bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
1- Sanığın suça konu çekleri kendisinin keşide etmediğini, muhatap bankada çek hesabı bulunmadığını, Toros Kan isimli kişinin kendi kimliğini kullanarak çek verdiğini savunduğu, mahkemenin bu savunma karşısında Adli Tıp Kurumu Başkanlığına dosyaların gönderilerek imza incelemesi yaptırılması yönünde ara kararı aldığı halde gereğini yerine getirmediği gibi, sanığın dosyadaki nüfus cüzdanı ve ehliyetname suretlerindeki fotoğrafıyla bankanın sunduğu belgeler arasında bulunan ikametgah ilmühaberindeki resminin de birbirine benzemediği hususu da dikkate alınarak sanığın savunmasında ileri sürdüğü hususlar araştırılmadan eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de; 3167 Sayılı Kanunun 13. maddesinin 1.fıkrasında 4814 S.K. ile yapılan değişikliğe göre, karşılıksız çek keşide etme nedeniyle aynı yasanın 7. maddesi gereğince banka tarafından yapılan ihtarı aldığı veya almış sayıldığı tarihten itibaren on gün içinde geçerli bir sebebe dayanmaksızın çek defterini geri vermeyenlere ilgili bankanın ihtarı gereğince para cezası verilmesi öngörülmüş ve iade süresi yedi işgünü iken on takvim günü olarak değiştirilmiş ise de; bu düzenleme suçun unsurlarına yönelik olmadığı ve yasa maddesine öngörülen suçun değiştiği veya kaldırıldığı anlamına gelmeyeceği gibi sanığın çek karnesini iade ettiği yönünde savunması da bulunmadığı nazara alınmayarak, uygulama koşulları bulunmadığı halde T.C.K.nın 2. maddesine dayanılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün istek gibi BOZULMASINA, 23.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy