(7201 S. K. m. 35) (1412 S. K. m. 225) (765 S. K. m. 30) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 55)
Dava: 3167 sayılı Yasa'ya aykırı davranmak suçundan sanık Recep Turgay Hamamcıoğlu'nun yapılan yargılaması sonucunda, hükümlülüğüne ilişkin Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 15.07.2003 tarih ve 2003/595 esas, 2003/1496 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onanma isteyen tebliğnamesi ile 09.09.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: Sanığın isminin gerekçeli kararda eksik gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Ancak;
1- 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 35. Tüzüğün 55. maddeleri gereğince, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse adresini değiştirmesi halinde, yenisini tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmekle yükümlü olup, 27.3.2003 tarih ve 25061 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4829 sayılı Yasa'nın 11. maddesi ile değişik aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Yasa'sının 35. maddesi hükmü sadece yargı organları tarafından çıkarılan tebligatlar için geçerli olup, kural olarak bu madde hükmünün uygulanması için önceden muhatabın adresine tebligat yapılmış olması gerekir. Bu kuralın istisnası ise aynı maddenin son fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Buna göre Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile taraflar arasında yapılan imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına. Ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükmü uygulanacaktır.
Yapılan bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriği itibariyle; sanık adına çıkarılan CMUK'un 225. maddesinde öngörülen meşruhatı ve ön ödeme teklifini içerir duruşma davetiyesinin, sanık tarafından çek hesabı açılırken muhatap bankaya sunulan vergi levhasında ve imza sirkülerinde belirtilen adrese doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. gereğince tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; söz konusu davetiyenin belirtilen adrese, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebliğe çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine, Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilmemesi nedeniyle iade edilmesi halinde, artık herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılması gerekirken, usulsüz tebliğe dayanılarak sanığın yokluğunda mahkumiyet hükmü tesisi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
10.02.2003 gün ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazetede'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy