(3167 S. K. m. 16) (1412 S. K. m. 253)
Dava: 3167 Sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık Şeref Seçer'in yapılan yargılanması sonunda; davanın reddine ilişkin Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.9.2003 gün ve 2001/80 esas, 2003/420 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama isteyen tebliğnamesi ile 14.09.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 4814 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki, 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesindeki düzenlemeye göre, aynı ticari ilişki nedeniyle aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, tek bir hürriyeti bağlayıcı cezaya ve tedbire hükmedilmesi, bu şekilde keşide edilmiş olan çeklerin ayrı davalara konu olması halinde bunlardan yargılaması devam eden dava dosyalarının birleştirilmesi, şayet; bu davalardan biri sonuçlanıp mahkumiyet kararı kesinleşmişse diğer davaların CMUK'un 253/3. maddesi gereğince reddine karar verilmesi kabul edilmiş ise de, 4814 sayılı Kanun ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 1. fıkrasının Yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilecek para cezasının 80.000.000.000. TL dan fazla olamayacağı ve yine; aynı maddenin son fıkrasının Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı yönündeki hükmü karşısında; 4814 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce ibraz edilen ve aynı ticari ilişki nedeniyle, aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilebileceği, verilen ceza miktarının toplama dahil edilen her bir çek için 80.000.000.000.TL. geçemeyeceği nazara alınarak ve yine, 4814 sayılı Kanun ile yapılan bu değişiklik karşısında, karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı görülmekte olan bir davada CMUK'un 253/3. maddesi uyarınca red kararı verilebilmesi için, dava konusu çekle, önceki kesinleşmiş mahkumiyete konu çeklerin aynı anda aynı ticari ilişki nedeniyle verilmeleri yeterli olmayıp, bizatihi çeklerin de aynı olması, yani her iki dava dosyasının konusunun aynı bankanın aynı seri nolu çekine ilişkin olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak yapılan inceleme sonucunda;
Sanık ile müdahil banka arasında 1.7.1998 tarihinde yapılan protokole istinaden, sanık tarafından müdahil bankaya verilen ve ayrı davalara konu oldukları anlaşılan çeklerden, 4616 sayılı Yasa uyarınca 23.04.1999 tarihinden önce ibraz edilen çekler ayrık tutulmak şartıyla, diğer çeklere ilişkin dava dosyalarının araştırılarak, mahkumiyetle sonuçlanan dava dosyalarındaki çeklerle iş bu dava dosyasına konu çekin aynı olup olmadığının belirlenip, aynı ise davanın CMUK'un 253/3. maddesi gereğince reddine, aynı olmadığının tespiti halinde, halen yargılaması devam eden diğer çeklere ilişkin dosyaların birleştirilerek, suç tarihi itibariyle eylemin tek suç olup,her bir çek için 80.000.000.000. TL. sınırı aşılmamak kaydıyla çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi;
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy