(2709 S. K. m. 141) (3167 S. K. m. 1, 2) (1136 S. K. m. 164) (1412 S. K. m. 321, 322)
Dava ve Karar: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık S. A.'ın yapılan yargılanması sonucunda cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.10.2003 tarih ve 2000/871 esas 2003/489 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 28.9.2004 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Ceza Genel Kurulunun 1.2.2000 gün ve 2000/10-6 esas, 2000/5 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, nüfus ve adli sicil kayıtlarına ait bilgilerin, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gereği; ilamın aidiyetinde ve cezanın kişiselleştirilmesinde önem arz etmektedir. İlamın aidiyetinin belirlenmesi ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından öncelikle, resmi mercilerin gönderdiği resmi belgeler veya yetkili makamlarca aslına uygunluğu onaylanmış bulunan suret ya da fotokopilerdeki bilgilerle, istenen amaca ulaşılmakta ise, gerek nüfus, gerekse bu bilgilere dayalı olarak adli sicil kayıtlarının ilgili mercilerden de ayrıca getirilmesi, usul ekonomisi ile bağdaşmaz. Zira; davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, Anayasanın 141/son maddesinde yargının görevleri arasında sayılmıştır.
Sanık S. A.'ın kimlik bilgileri, duruşma esnasında sorgu ve savunmasından önce tutanağa yazılmış, mahkumiyete ilişkin kararda da aynı bilgilere yer verilmiştir. Kararda ve duruşma tutanağında yer alan bu bilgiler, aslına uygunluğu onaylanmış olan sanık tarafından Av. O. S. G.'e verilen Kadıköy 6. Noterliğince düzenlenen 27.4.2000 tarihli vekaletname, Muhatap Bankanın 22.3.2000 tarihli yazısı ekinde gönderilen yine Kadıköy 6. Noterliğince düzenlenen 26.6.1992 tarihli imza sirküleri ve sanığa ait nüfus cüzdanı fotokopisindeki bilgilerle tamamen örtüşmekte olup, mahkumiyet ilamının bu belgelerde kimlik bilgileri yer alan sanık Salih Akyıldız'a aidiyetinde kuşku bulunmadığından tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 4667 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin müdahil yerine davanın tarafı olmayan müdahil vekili lehine hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin bölümde yer alan müdahil vekiline verilmesine ibaresinin, müdahile verilmesine biçiminde değiştirilmesi suretiyle, hükmün kısmen istek gibi düzeltilerek ONANMASINA, 19.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy