(765 S. K. m. 30, 102, 104, 188)
Dava: Saldırgan sarhoşluk, ızrar ve silahla şartlı tehdit suçlarından sanık Recep İspirli'nin yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Ardanuç Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.05.2002 gün ve 2000/13 esas, 2002/45 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst Cumhuriyet savcısı, o yer Cumhuriyet savcıları ile sanık tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düzelterek onama bozma isteyen tebliğnamesi ile 08.10.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: A- Saldırgan sarhoşluk suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Suç ve inceleme tarihine nazaran TCK. nın 102/5 ve 104/2. maddelerinde öngörülen toplam 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan başka yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
B- Izrar suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 10.02.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı yasanın 1. maddesi ile değişik TCK. nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması bozmayı gerektirdiğinden,
Hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 4806 sayılı yasanın 1. maddesi ile değişik TCK. nın 30/2. maddesi uyarınca yapılan uygulama neticesi, sonuç ağır para cezasının 216.666.000 liraya indirilmek suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
C- Silahla şartlı tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Olayın tek görgü tanığı Naciye Alaçam'ın anlatımları dikkate alındığında, sanığın savunmalarının aksine atılı suçu işlediğini gösterir müştekinin soyut anlatımı dışında, somut kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip açıklanmadan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Hükme esas alınan müştekinin hazırlık soruşturmasındaki anlatımında sanığın yakınana sen beni tanımıyorsun, bana adıyla sanıyla Recep İspirli derler, seni vururum biçiminde sözler yönelttiğinin anlaşılması karşısında bu sözlerde iradeyi zorlama öğesinin oluşmadığı ve koşul içermediği gözetilmeden TCK. nın 188/3. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık, o yer Cumhuriyet savcıları ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy