(818 S. K. m. 83) (6762 S. K. m. 714) (3167 S. K. m. 16) (5083 S. K. m. 2)
Dava: 3167 sayılı yasaya aykırı davranmak suçundan sanık Mevlüt Sarı'nın yapılan yargılaması sonucunda, hükümlülüğüne ilişkin Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.09.2003 tarih ve 2002/964 esas, 2003/651 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 12.10.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Borçlar Kanunu'nun 83/2, Türk Ticaret Kanunu'nun 714. ve 1563. sayılı Kanun ile bu Kanun'a dayanılarak çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararları gereğince 4814 sayılı Kanunla değişik 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesinde öngörülen ağır para cezasının belirlenmesinde, suça konu çekin ibraz tarihinde Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kurunun esas alınması gerekirken, T. Vakıflar Bankasınca bildirilen alış kurunun esas alınması suretiyle sanık hakkında eksik ağır para cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Suça konu çekin, Kombassan Konyaspor Kulübüne ait bankadaki hesaptan keşide edildiğinin anlaşılmasına göre, sanığın çek keşide tarihinde anılan şirket adına münferiden çek keşide etme yetkisinin bulunup bulunmadığı belgeleri de getirtilmek suretiyle araştırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 27.04.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun'un 2. maddesine eklenen fıkranın Adli ve İdari Para Cezalarının Hesaplanması ve Ödenmesinde Bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağına dair hükmü nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 30.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy