(2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32, 260, 264, 268) (7201 S. K. m. 11) (4814 S. K. Geç. m. 1) (Tebligat Tüzüğü M. 15)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Bedri Seven'in yapılan yargılanması sonunda; hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.07.2003 gün ve 2001/721 esas, 2003/1404 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 12.10.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu' nun 27.03.1985 gün ve 8/53-82 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Anayasanın 141 ve CMUK 32. maddeleri gereğince mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklaması olduğuna göre dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması zorunlu olup aksinin kabulü yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek ve yargısal denetimin yapılmasına kolaylık sağlamak için hükmün gerekçeli olması gerekir. CMUK'un 260, 264, 268. maddeleri gereğince duruşma tutanaklarının önceden hazırlanmış ve çoğaltılmış şekilde kullanılması mümkün olmadığı gibi duruşma tutanağının devamı niteliğinde olup, onun hükümlerine tabi olan ve dosya içeriğini yansıtan gerekçeli kararın da önceden hazırlanması ve matbu evrak kullanılması yasaya aykırı olduğu nazara alınmadan, mahkeme esas ve karar numarası, suç ve karar tarihi, sanık ismi gibi kısımları boş bırakılarak, önceden matbu şekilde hazırlanan belgenin boşluklarının doldurulması suretiyle gerekçeli karar yazılması,
2- 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 11, Tüzüğün 15. maddeleri gereğince, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, 4814 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesi uyarınca çıkartılan meşruhatlı duruşma davetiyesinin, vekil yerine katılana tebliğinin usulsüz olduğu gözetilmeden, müştekinin takip eden iki oturuma katılmadığından bahisle yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istek gibi BOZULMASINA, 03.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy