(5237 S. K. m. 36) (1412 S. K. m. 293, 315)
Dava: Müsadere kararının kaldırılması ve tatili talebi üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen bu talebin reddine ilişkin 19.08.2004 tarih ve 2004/551 D. İş sayılı kararın talep sahibi S. B. vekili tarafından temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca temyiz itirazının reddi isteğiyle dosyanın 11.10.2004 tarihli tebliğname ekinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi; gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 05.07.2002 tarihinde, sürücülüğünü İ. Ö.'in yaptığı 06 AYE 40 plakalı otomobilde kolluk görevlilerince yapılan arama sonucu, sürücü koltuğunun altında net 1664 gram esrar ele geçirilmesi üzerine, araç sürücüsü İ. Ö. ile araçta bulunan A. B. ve A. V.'ın yakalandığı, otomobile geçici olarak el konduğu; DGM C. Savcısının sözlü emri üzerine el koyma kaldırılarak otomobilin 16.07.2002 tarihinde kayıt maliki S. Ö.'e iade edildiği; 15.07.2002 tarihli iddianame ile İ. Ö., A. B. ve A. V. hakkında teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açıldığı, iade edilen otomobilin müsaderesine ilişkin bir talepte bulunulmadığı; sonradan bu otomobilin M. Ö. tarafından satın alındığı ve Ankara 23. Noterliği'nin 18.08.2003 tarih ve 12579 yevmiye numaralı sözleşmesi ile S. B.'ye satılarak 19.08.2003 tarihinde trafikte adına tescil edildiği; Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 09.09.2003 tarih ve 2003/61-79 sayı ile sanıkların cezalandırılmasına ve suçta kullanıldığı gerekçesiyle 06 AYE 40 plakalı otomobilin müsaderesine karar verildiği; sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.03.2004 tarih ve 2003/61- 2004/79 sayılı ilamı ile para cezalarında düzeltme yapılarak cezaya ilişkin hükmün onandığı; araç malikine tebliğ edilmemesi ve bu karara yönelik bir temyiz de olmaması nedeniyle müsadere kararının kesinleşmediği; buna rağmen Mahkeme tarafından kesinleşme şerhi konularak müsaderenin infazı için kararın DGM C. Savcılığına gönderildiği; 02.06.2004 tarihinde kolluk görevlilerince otomobil bulunarak 03.06.2004 tarihinde Emlak Müdürlüğüne teslim edildiği; bunun üzerine otomobilin son kayıt maliki olan S. B.'nin Mahkeme'ye verdiği 17.06.2004 tarihli dilekçesi ile müsadere kararının kaldırılmasını istediği; Mahkeme Başkanı tarafından bu dilekçeye karşılık 18.06.2004 tarihli yazı ile müsadere kararının kesinleştiği belirtilerek yapılacak bir işlem olmadığının bildirildiği; S. B. vekilinin 12.08.2004 tarihli dilekçe ile müsadere kararının müvekkili hakkında infaz edilemeyeceğini belirterek müsaderenin tatilinin istediği; Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin yerine kurulan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 19.08.2004 tarih ve 2004/551 D. İş sayı ile müsadere kararının kesinleştiği, kesinleşen hükümle ilgili olarak hak sahibinin karar düzeltme veya yazılı emir yoluna başvurabileceği belirtilerek talebin reddine karar verildiği ve kararın S. B. vekiline 07.09.2004 tarihinde tebliğ edildiği; bu kararın S. B. vekili tarafından 13.09.2004 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Bir suçla ilgili olarak yapılan yargılama sonunda, sanıklar dışında bir kişiye ait olan eşyanın TCK'nın 36. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi durumunda, değer yönünden yasal bir engel bulunmaması koşuluyla, eşyanın sahibinin, davaya katılmaya gerek olmadan, malik sıfatıyla müsadere hükmünü veya kararını temyiz etmeye hakkı vardır. Bu nedenle, müsadereye ilişkin hükmün verildiği tarihten önce söz konusu otomobili noter sözleşmesi ile satın almış ve üzerine tescil ettirmiş olan S. B.'nin müsadere hükmünü temyiz etme hakkı bulunmaktadır.
Müsadereye ilişkin hüküm, otomobil malikine tebliğ edilmemesi ve sanıklar hakkındaki cezaya ilişkin hükmün temyizi üzerine Dairemiz tarafından verilen onama kararında bu konunun incelenmemesi nedeniyle kesinleşmiş değildir. Temyiz yolu açık olan ve henüz kesinleşmemiş bulunan bir hüküm hakkında, Yargıtay'ın bozma ilamından önce mahkeme tarafından yeni bir karar verilmesi mümkün değildir.
Otomobil maliki S.'in, hukuka aykırı olduğunu belirterek müsadere kararının kaldırılması isteğini içeren 17.06.2004 tarihli dilekçesi ile vekilinin benzer durumdaki 12.08.2004 tarihli dilekçesi temyiz dilekçesi niteliğinde olup, öğrenme üzerine verildiği için süresinde olduğu kabul edilmelidir. CMUK'nın 293. maddesine göre, kabule şayan bir müracaatta kanun yolunun veya merciin tayininde yapılan bir hata müracaat edenin hukukunu ihlal etmez". Mahkeme'nin bu dilekçeler üzerine, CMUK'nın 315/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermesi durumu ayrık olarak olmak üzere, dosyayı temyiz incelemesi için Yargıtay'a göndermesi gerekirken 19.08.2004 tarih ve 2004/551 D. İş sayı ile verdiği talebin reddine ilişkin karar yok hükmündedir. Bu nedenle, araç malikinin Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 09.09.2003 tarih ve 2003/61-79 sayılı kararının müsadereye ilişkin bölümüne yönelik temyizinin incelenmesi gerekmektedir.
06 AYE 40 plakalı otomobilin hazırlık aşamasında sahibine iade edilmesine ve bu otomobilin müsaderesi konusunda bir talep veya açılmış bir dava bulunmamasına rağmen müsaderesine karar verilmesi davasız yargılama olmaz ilkesine aykırıdır. Öte yandan, araç malikinin suçta methali olduğuna ilişkin bir iddia ve delil de yoktur.
Açıklanan nedenlerle;
a) Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 9.08.2004 tarih ve 2004/551 D. İş sayılı kararının yok hükmünde olduğuna,
b) 06 AYE 40 plakalı otomobilin kayıt malikine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi yasaya aykırı, otomobil maliki S. vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 09.09.2003 tarih ve 2003/61-79 sayılı kararının aracın müsaderesine ilişkin bölümünün isteğe aykırı olarak BOZULMASINA, 10.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy