(7201 S. K. m. 35) (1412 S. K. m. 225) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 55)
Dava: 3167 sayılı Yasa'ya aykırı davranmak suçundan sanık Ergun Berksoy'un yapılan yargılaması sonucunda, hükümlülüğüne ilişkin Serik Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 06.10.2003 tarih ve 2001/74 esas, 2003/729 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onanma isteyen tebliğnamesi ile 19.10.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 35. Tüzüğün 55. maddeleri gereğince, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse adresini değiştirmesi halinde, yenisini tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmekle yükümlü olup, 27.3.2003 tarih ve 25061 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4829 sayılı Yasa'nın 11. maddesi ile değişik aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Yasa'sının 35. maddesi hükmü sadece yargı organları tarafından çıkarılan tebligatlar için geçerli olup, kural olarak bu madde hükmünün uygulanması için önceden muhatabın adresine tebligat yapılmış olması gerekir. Bu kuralın istisnası ise aynı maddenin son fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Buna göre Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile taraflar arasında yapılan imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına. Ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükmü uygulanacaktır.
Yapılan bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriği itibariyle; sanık adına çıkarılan CMUK'un 225. maddesinde öngörülen meşruhatı ve ön ödeme teklifini içerir duruşma davetiyesinin, daha önce adli tebligat yapılmayan ve Tebligat Kanunu'nun 35/son. maddesinde belirtilen resmi mercilere bildirilen adres niteliğinde olduğu da tespit edilemeyen adrese Tebligat Kanunu'nun 35. gereğince tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; söz konusu davetiyenin, sanığın çek hesabı açarken muhatap bankaya sunduğu resmi belgelerde (imza sirküleri, vergi levhası gibi) belirtilen adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebliğe çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine, Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilmemesi nedeniyle iade edilmesi halinde, artık herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılması gerekirken, usulsüz tebliğe dayanılarak sanığın yokluğunda mahkumiyet hükmü tesisi, yasaya aykırı olup, sanık tarafından temyiz dilekçesinde belirtilen yeni adrese usulüne uygun olarak meşruhatlı tebligat çıkarılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde yasal zorunluluk bulunması;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy