(7201 S. K. m.11) (3167 S. K. m. 1, Geç. m. 1) (4814 S. K. Geç. m. 1) (Tebligat Tüz. m. 15, 16)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık H. Aktan'ın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16.maddesi gereğince 1.500.000.000. Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2004 gün ve 2001/881 esas, 2004/1855 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
08.Mart 2003 gün ve 25042 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un Geçici 1. maddesi gereğince, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikayetçiye, ilk duruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi hususunda davetiye tebliğ edileceği, davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği şeklindeki düzenleme karşısında, bu husus yerine getirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın aleyhine olacak şekilde müştekiye davetiye tebliğ edilmeden vekiline yapılan tebligatla yetinilerek, duruşmaya katılmayan vekilin şikayetinin devam ettiğinden bahisle, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden bahisle,
CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğün ifadeli 05.01.2005 gün ve 00662 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 26.01.2005 gün ve YE. 5593 sayılı tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Tebligat Kanununun 11 ve Tebligat Tüzüğünün 15 ve 16. maddelerinde, vekil aracılığı ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması gerektiği öngörülmekte olup; 4814 sayılı Kanun ile 3167 sayılı Kanuna eklenen ve müştekiye meşruhatlı davetiye çıkarılmasına ilişkin Geçici 1. madde hükmünün, Tebligat Kanununun belirtilen emredici hükmü ile birlikte değerlendirilerek, anılan madde uyarınca çıkarılması gereken davetiyenin, müştekiye değil vekile tebliğ edilmesi gerektiğinden ve mahkemece de vekile tebligat yapıldığından, tebligat işleminde yasaya aykırı bir yan bulunmamaktadır.
Ayrıca; 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanun ile ekli Geçici 1. maddesinde, Davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir. Şikayetçinin veya vekilinin haklı mazereti halinde bu hüküm uygulanmaz hükmüne yer verilmiş olup; anılan maddeye uygun olarak yapılan tebligat üzerine, katılan vekilinin, somut mesleki nedenlere dayanarak mazeret dilekçesi sunduğunun, yani haklı bir mazeretle duruşmaya katılmadığının ve böylelikle, müştekinin şikayetinin devam ettiği yönündeki iradenin zımni olarak ortaya konulmuş olduğunun anlaşılması karşısında, yazılı emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünceler yerinde bulunmadığından,
Sonuç: Talebin CMUK'nun 343. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 09.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy