(5237 S. K. m. 7, 191) (5252 S. K. m. 9) (5328 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Hikmet Arslan'ın yapılan yargılamaları sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin Gebze Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.03.2004 gün ve 2002/281 esas, 2004/63 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.11.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Kabule göre; sanık hakkında Gebze Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2000 gün ve 1916 esas, 565 karar sayılı kesinleşmiş hükmü ile aynı suçtan verilen 1.500.000.-TL'lik ağır para cezasının tekerrüre esas olup olmadığının araştırılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Dosya kapsamına göre; olay günü, sanığın, aynı suçtan mahkumiyetlerine hükmedilen diğer sanıklar Baki Demirhan ve Sabri Cengiz ile birlikte, sanık Baki Demirhan'a ait araçta seyir halinde bulundukları sırada, şüphe üzerine kolluk görevlilerince durdurularak yapılan aramada; otonun torpido gözünde ve sanık Baki Demirhan'ın üzerinde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği; sanık Hikmet Arslan'ın tüm aşamalarda, ele geçen esrarın sanık Sabri Cengiz'e ait olup, her iki sanığın içmek amacıyla bu esrarı sardığını, bu madde ile kendisinin hiç ilgisi olmayıp, o esnada arabanın arka koltuğunda bira içmekte olduğunu belirttiği; sanıklardan Baki Demirhan'ın da bütün ifadelerinde sanık Hikmet Arslan'ın söz konusu esrar maddesini kendileri ile birlikte içeceğine dair herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi; diğer sanık Sabri Cengiz'in de hazırlık aşamasındaki ifadelerinde, suça konu esrarın kendisine ait olup, hep birlikte içerken yakalandıklarını belirtmesine karşın, duruşma aşamasında, diğer sanıkların esrarla ilgilerinin olmadığını, onlar bira içerlerken, kendisinin de esrar içtiğini belirttiği, ancak hazırlık aşamasındaki ifadeleri ile duruşmadaki savunması arasında diğer sanıklara ilişkin olarak ortaya çıkan bu çelişkinin nedeninin kendisinden sorularak giderilmediği ve sanık Hikmet Arslan'ın esrar içtiğine dair herhangi bir tıbbi bulgunun da dosyada yer almadığının anlaşılması karşısında; sanık Sabri Cengiz'in ifadeleri arasındaki çelişki giderilmeksizin; toplanan mevcut delil durumuna göre, sanığın savunmasının aksini ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı gözetilmeksizin ve sanığın savunmasının aksini ortaya koyan delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde gösterilip tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması;
2) Kabule göre; 5328 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi gereğince 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5232 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde de yasal zorunluluk bulunması;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy