(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık Fatih Çoban'ın yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin Üsküdar 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.05.2004 gün ve 2004/450 esas, 2004/460 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.11.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosya kapsamına göre; Tarık Varal isimli bir şahsın kokain sattığı ihbarının alınması üzerine başlatılan soruşturma sırasında, cep telefonu hatlarının teknik takibe alındığı ve bu takip sırasında, sanık Fatih Çoban'ın uyuşturucu madde almak amacıyla belirtilen şahısla temasa geçtiği şüphesinin oluşması nedeniyle sanığın da soruşturma kapsamına alındığı, bu aşamada, kolluk görevlilerince arandığını öğrenen sanığın kendiliğinden görevlilere başvurarak, Tarık Varal'la irtibata geçip, onun adına çalışan kişilerden kokain alarak kullandığını belirttiği ve duruşma aşamasında da atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmakta ise de; kullanmak amacıyla aldığını belirttiği kokainin sanığa teslim edildiğine dair, kolluk görevlilerince yapılmış görgüye dayalı bir tespitin veya tanık beyanının bulunmaması, sanık üzerinde herhangi bir uyuşturucu maddenin ele geçirilememesi ve uyuşturucu madde kullandığına ilişkin herhangi bir tıbbi bulguya da ulaşılamaması karşısında; sanığın, atılı suçu işlediğine dair soyut ikrarı ve uyuşturucu maddeden açıkça bahsedilmeyen telefon görüşme kayıtları dışında, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı herhangi bir delilin bulunmadığı gözetilmeksizin, beraatı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması;
2- Kabule göre; 5328 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi gereğince 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5232 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy