(1412 S. K. m. 32, 264)
Dava: 3167 Sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan sanık M'nin yapılan yargılaması sonucunda, hükümlülüğüne ilişkin ADANA 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 09.07.2003 tarih ve 2003/646 Esas, 2003/1447 Karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onanma isteyen tebliğnamesiyle 23.11.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu' nun 27.03.1985 gün ve 8/53-82 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Anayasa'nın 141 ve CMUK'nun 32. maddeleri gereğince mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklaması olduğuna göre dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması zorunlu olup aksinin kabulü yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek ve yargısal denetimin yapılmasına kolaylık sağlamak için hükmün gerekçeli olması gerekir.
CMUK'un 264. maddesi gereğince duruşma tutanaklarının önceden hazırlanmış ve çoğaltılmış şekilde kullanılması mümkün olmadığı gibi duruşma tutanağının devamı niteliğinde olup, onun hükümlerine tabi olan ve dosya içeriğini yansıtan gerekçeli kararın da önceden hazırlanması ve matbu evrak kullanılması yasaya aykırı olduğu nazara alınmadan, mahkeme esas ve karar numarası, karar tarihi, sanık ismi, ceza miktarı gibi kısımları boş bırakılarak, önceden matbu şekilde hazırlanan belgenin boşluklarının doldurulması suretiyle gerekçeli karar yazılması,
2- Kabule göre de;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde öngörülmediği halde vekalet ücretine KDV uygulanmasına karar verilmesi;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy