(3167 S. K. m. 13/1) (7201 S. K. m. 28, 29, 35) (1412 S. K. m. 343)
Dava: 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna muhalefet suçundan sanıklar M.Ö. ve A.Ö.nin anılan Kanunun 13/1. maddesi uyarınca 346.783.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmalarına dair, İZMİR 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.10.2003 gün ve 2003/1304 esas, 2003/1246 sayılı ceza kararnamesini kapsayan dosya incelendi:
Karar: Dosya kapsamına göre, sanıklara isnat edilen suçun kabul edilen niteliğine ve uygulanan kanun maddesine göre, Türk Ceza Kanunun 119. maddesi kapsamına girip ön ödemeye tabi bulunduğu ve Cumhuriyet Savcılığınca usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmış olduğu cihetle, Türk Ceza Kanunun 119. maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Ceza Bölümü Genel Kurulunun 11.04.1983 gün ve 1983/3-2 sayılı kararı uyarınca, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği nazara alınmaksızın yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle;
CMUK'nin 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğün ifadeli 27.10.2004 gün ve 46135 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 11.11.2004 gün ve YE. 209268 sayılı tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Tebligat Kanunu'nun ilanen tebligatı düzenleyen 28. maddesi uyarınca, "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya işyeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verilmek suretiyle tespit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci lüzum görürse, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden veya zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirebilir."
Tebligat Tüzüğü'nün "adresin meçhul sayılması" konu başlıklı 46. maddesinde de, "Bu Tüzük hükümlerine göre tebligat yapılamayan ve 13. madde mucibince yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahı, meskeni veya işyeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır " hükmü öngörülmüştür.
Dosya kapsamına göre; bankadan gönderilen evraklar arasında yer alan ve sanığın iş adresi sayılan, yetkilisi olduğu şirkete ait vergi levhası ve ticaret sicili gazetesindeki adrese çıkarılan tebligatlarda, bina numarasının yanlış yazılması nedeniyle, gerekçeli kararın tebliği için çıkarılan tebligat mazbatasının "belirtilen yerde böyle bir kapı numarasının olmadığı" meşruhatı ile iade edildiğinin anlaşılması karşısında; kapı numarasının doğru yazılarak yeniden tebligat çıkarılması ve sanığın adresten ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi uyarınca yapılacak araştırma neticesinde saptanması ve bu hususun tebligat mazbatasında anılan tüzük hükmüne uygun olarak imza ile tevsik edilmesi durumunda, söz konusu adresi içeren belgelerin Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesi kapsamında olması nedeniyle aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca aynı adreste kapıya asma usulüyle tebligat yapılabileceği gözetilmeksizin ve hiçbir araştırma yapılmaksızın, sanığın adresi meçhul sayılması suretiyle, gerekçeli kararın ilanen tebliğine karar verilerek gazete ile ilan edilmesi ve aynı Kanun'un 29. maddesinde "tebliğ olunacak evrakın ve ilan suretinin, tebliği çıkaran merciin herkesin görebileceği bir yerine de asılacağı" da öngörüldüğü halde, hüküm özetinin mahkeme divanhanesine de asılmamış olması karşısında; gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin kabulünün mümkün olmaması karşısında, usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmeyen hüküm hakkında yazılı emir yoluna başvurulamayacağından,
Sonuç: Yazılı emir talebinin CMUK'nın 343. maddesi uyarınca REDDİNE; dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 08.12.2004 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy