(3167 S. K. m. 16) (2004 S. K. m. 72)
Dava: 3167 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık İ'nin yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 22.09.2003 gün ve 200111698 Esas, 2003/481 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 06.12.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.10.1989 gün ve 7-213/280 sayılı ilamında da belirtildiği gibi karşılıksız çek keşidesi çalınma, kaybolma, hile ile veya zorla alınma gibi iradi bir harekete dayanmıyorsa keşidecinin ceza1andmlamayacağı, bunlar dışında keşidecinin çekte yazılı miktar kadar borcu olmadığına, çekin teminat olarak verildiğine ilişkin iddiaların ve bu konuda açılan hukuk davalarının suçun oluşmasını engellemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de ibraz tarihinden önce açılan menfi tespit ve iptal davasının suça konu çekin her ne suretle olursa olsun geçerliliğinin tartışılması sonucunu doğuracak çekin iptali sonucunu gündeme getirebileceği ve sanık tarafından ödenmesi zorunlu çek konusu kalmayacağı ve hamilin kendi cirantasına karşı başvurmasına yasal engel olmadığı nazara alınarak;
Sanık aşamalardaki savunmasında ve temyiz dilekçesinde, suça konu çekler hakkında Kadıköy 2. Ticaret Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 29.03.2001 tarihinde ( çeklerin ibraz tarihinden önce ) zayii nedeniyle çeklerin iptali davası açtıklarını, aynı mahkemenin 27.03.2002 tarih ve 2001/569 Esas - 2002/252 Karar sayılı kararı ile bu çeklerin iptal edildiğini belirterek karar suretini sunmuş olmasına göre, ilgili kararın kesinleşip kesinleşmediği belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanığın temyiz dilekçesinde, suça konu aynı çeklerden dolayı İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.09.2003 tarih ve 2001/1749 Esas - 2003/02 Karar sayılı dosyası ile hakkında hüküm tesis edildiğini bildirmesi ve ekinde de ilgili mahkeme kararım sunması karşısında, mükerrer mahkumiyete neden olmamak açısından anılan dava dosyasının getirtilip incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktirinde yasal zorunluluk bulunması,
b- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 4667 Sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin müdahil yerine davanın tarafı olmayan müdahil vekili lehine hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy