(1412 S. K. m. 65) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Mürüvvet Çakır'ın yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin Marmaris Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.09.2003 gün ve 2003/466 esas, 2003/1025 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 26.11.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina konu başlıklı 21. maddesine göre Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır
Söz konusu maddedeki tebligat işlemlerinin tebliğ imkansızlığı halinde ne şekilde yapılacağına ilişkin Tebligat Tüzüğü'nün 28 maddesinin 1. fıkrasında, Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun; adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel, komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp, altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir hükmüne yer verilmiştir.
Belirtilen maddelere göre; kendisine tebliğ yapılacak veya onun yerine aynı kanunun önceki maddelerine göre tebligat yapılabilecek kimselerin tebellüğden imtina etmesi durumunda, tebligat memurunca bu hususun tebliğ mazbatasına açıkça yazılması veya aynı kişilerin tebliğ yapılacağı sırada adreste geçici olarak bulunmamaları nedeniyle tebliğ imkansızlığı halinde ise, adreste bulunmama nedenlerinin Tebligat Tüzüğü'nün 28/1. maddesinde belirtildiği şekilde araştırılıp, tutanağa geçirilerek, beyanda bulunanların imzası ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu husus zorunlu şekil koşulu olup; uyulmaması durumunda, yasaya uygun bir tebligatın yapıldığından bahsetmek mümkün değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanığın duruşmaya çağrısına ilişkin tebligat mazbatasında sadece 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre mahalle muhtarı imzasına tebliğ edildi. İki nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldı, komşusu Erdinç Öztürk'e haber verildi meşruhatının yer aldığı ve yukarıda belirtilen şekil koşullarına uyularak, hangi nedenle muhatap veya onun yerine tebligat almaya yetkili olan kişilerin adreste bulunmadığı araştırılıp, tebliğ edilememe nedenine ilişkin araştırmanın tutanağa geçirilmesi ve kendisinden bilgi alınan kişilere imza ile tevsik ettirilmesi gerektiği gözetilmeksizin ve anılan maddeye göre tebligat yapılmasının nedeni dahi açıklanmaksızın, usule aykırı olarak tebligat yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığa usulüne uygun olarak davetiye tebliği sağlanmaksızın, yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması;
2) Suça konu çekteki keşidece imzasının, dosya içerisinde mevcut, sanığın noterlikçe düzenlenen imza beyannamesindeki imza örneklerine benzerlik göstermemesi karşısında; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmasının zorunluluğu da göz önünde bulundurularak, suça konu çekteki imzanın sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
3) Gerekçeli karar başlığında sanığın anne adının Mumine yerine, Mümine olarak yazılması;
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy