(765 S. K. m. 522)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Taşkun A.'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.04.2004 gün ve 2004/31 esas, 2004/586 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 14.12.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın, müştekiye ait ayakkabıcı dükkanına yanında Hakan Ü., Şahin T. ve Ercan Ç. isimli şahıslarla birlikte muhkem demir kepenk kilitlerini aletle kırmak suretiyle açarak içeriye girip hırsızlık suçunu işledikleri; diğer sanıklar Hakan Ü.ve Şahin T. hakkında İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2003 tarih ve 2002/939 esas, 2003/1790 karar sayı ile hırsızlık suçundan verdiği mahkumiyet kararının Dairemizin 15.06.2004 tarih ve 2004/5321-7036 esas ve karar sayılı ilamıyla onandığı; hakkında tefrik kararı verilen sanık Taşkun'un ise bu karardan sonra yakalandığı; her ne kadar müşteki hazırlık aşamasında alınan 15.02.2002 tarihli ifadesinde 150.000.000-TL. civarında ayakkabısının çalındığını söylemiş ise de, 2002/939 esas sayılı dosyada yapılan 23.05.2002 tarihli keşifte 100-150 çift ayakkabının çalındığını ve bir çiftin değerinin 10.000.000-TL. olduğunu bildirdiği, hazırlıkta ve keşifte alınan müşteki beyanları farklı olmakla birlikte, 15.02.2002 tarihli olay yeri görgü ve tesbit tutanağına göre dükkanındaki ayakkabı kutularının tamamına yakının boşaltılmış olduğunun, sadece birkaç kutuda ayakkabı kaldığının belirlenmesi ve sanıklar Hakan ile Şahin'in çalınan ayakkabıları iki çuvalla dışarı çıkarıp koliledikten sonra sattıkları, paylarına birer çift ayakkabı ve 300.000.000- TL. para düştüğü şeklindeki samimi ikrarları da birlikte değerlendirildiğinde; müştekinin ayrıntılı inceleme yapma olanağı bulunmadan olayın akabinde alınan hazırlık ifadesine nazaran keşifteki beyanlarının olaya uygun ve ayrıntılı olduğunun kabulünde ve yerel mahkemenin çalınan eşyaların değerini TCK'nın 522. maddesi itibarıyla normal olarak değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sonuç: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteğe aykırı olarak ONANMASINA, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy