(3167 S. K. m. 16) (1412 S. K. m. 40) (1136 S. K. m. 164)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Mehmet Yılmaz'ın yapılan yargılanması sonucunda hükümlülüğüne ilişkin Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.06.2003 tarih ve 2001/658 esas 2003/318 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 02.03.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: Dosya içeriği itibariyle son oturumun 09.06.2003 tarihinde yapılarak, bu tarihte mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, kısa ve gerekçeli kararın alt kısmına 13.06.2003 tarihi yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
CMUK'un 40/2. maddesi uyarınca, son günü tatil gününe rastlayan sürelerin tatilin ertesi günü biteceği yönündeki hükmü karşısında, 08.06.2003 tarih ve 25042 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinde öngörülen 3 aylık sürenin son günü olan 08.06.2003 tarihinin Pazar gününe rastlaması nedeniyle söz konu sürenin 09.06.2003 günü mesai bitiminde sona ereceği kabul edilmekle birlikte; dosya içerisinde ödemeye ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı gibi sanık tarafından verilen 21.07.2003 tarihli temyiz dilekçesinde herhangi bir ödeme iddiasında da bulunulmaması ve yine; ödeme hususunun belgelendirilmesi halinde mahalli mahkemesinden her zaman karar alınmasının mümkün olması karşısında, 3 aylık yasal sürenin son günü duruşma yapılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16/1.maddesinin 1. fıkrasıyla Yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilecek para cezasının 80.000.000.000.TL: dan fazla olamayacağı ve yine aynı maddenin son fıkrasıyla Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte, suç tarihi (2001 yılı) aynı ticari ilişki nedeniyle aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilebileceği ve verilen ceza miktarının da toplama dahil edilen her bir çek için 80.000.000.000.TL. geçemeyeceği nazara alınarak, aynı ticari ilişki nedeniyle aynı anda düzenlendikleri anlaşılan suça konu çekler nedeniyle 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 3. fıkrası gereğince sanık hakkında; 1 yıl ila 5 arasında belirlenecek bir süre için bir kez çek hesabı açmaktan yasaklanması kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde çek sayısı kadar yasaklama kararı verilmesi;
2- 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16/3. maddesinde, işlenen suçun niteliğine göre 1 yıl ile 5 yıl arasında belirlenecek bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmaktan yasaklanmasına karar verileceği hususu düzenlenmekle birlikte, ayrıca çek keşide etmekten yasaklanmasına karar verileceğine dair herhangi bir hüküm öngörülmediği gözetilmeden, sanığın çek hesabı açtırmaktan yasaklanmasına ilave olarak çek keşide etmekten de yasaklanmasına karar verilmesi;
3- 1136 sayılı Avukatlık Yasa'sının 4667 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin müdahil yerine müdahil vekili adına hükmedilmesi;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 11.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy