(765 S. K. m. 405)
Dava: Uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık Aşkan Orçun Büyükyanık ve Kadir Körpe'nin yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin BURSA 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.01.2004 gün ve 2003/109 esas, 2004/36 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 16.03.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanık Aşkan Orçun Büyükyanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın adının gerekçeli kararda yanlış yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası kabul edilmiş, taksi ücretini ödememesi sebebiyle karakola götürülen sanıkta esrarın bulunduğu yer itibarıyla normal bir arama ile ele geçirilmesinin mümkün olmasına göre, üst aramasından önce sanığın kendiliğinden esrarı teslim etmesi TCK.nun 405/1 maddesinde belirtilen suçun ortaya çıkmasına yardım ve kolaylaştırma olarak nitelendirilemeyeceğinden mahkumiyete ilişkin hükümde yasaya aykırı yan bulunmadığından tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanık Kadir Körpe hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Yeşil reçete ile satılması gereken TCK.nun 403. ve 404. maddeleri kapsamında bir uyuşturucu olarak nitelendirilmeyen kontrollü haplardan aldığını beyan eden ve yakalanmasalar arkadaşı diğer sanıktaki esrarı deneyeceklerini belirten sanığın, üzerinde uyuşturucu madde bulunmadığı gibi uyuşturucu madde kullandığına dair herhangi bir tıbbi bulgunun da bulunmaması karşısında, olay tarihinde uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediğini kabul etmeye yeterli şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy