(3167 S. K. m. 16) (6762 S. K. m. 692, 693) (765 S. K. m. 108) (1412 S. K. m. 40) (1136 S. K. m. 164)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılık suçundan sanık Ali Şakir Gedikli'nin yapılan yargılanması sonucunda hükümlülüğüne ilişkin İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.07.2003 tarih ve 2000/1676 esas 2003/385 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 23.03.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 1. fıkrasıyla Yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilecek para cezasının 80.000.000.000. TL dan fazla olamayacağı ve yine; aynı maddenin son fıkrasıyla Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte; suç tarihi itibariyle (2000 yılı) aynı ticari ilişki nedeniyle, aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilebileceği, verilen ceza miktarının toplama dahil edilen her bir çek için 80.000.000.000.TL. geçemeyeceği nazara alınarak, suça konu çek bedelleri itibariyle mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Ancak;
1- 3863 sayılı kanun ile değişik 3167 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca şikayet süresinin ibraz tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı göz önünde bulundurularak, 01.03.2000 tarihinde ibraz edilen suça konu 30.02.2000 keşide tarih ve 8245828 seri nolu çekle ilgili olarak şikayet dilekçesinin TCK'nın 108. maddesinde öngörülen CMUK'un 40. maddesi hükmüne göre hesaplanan 6 aylık süre geçtikten sonra 02.10.2000 tarihinde verildiği anlaşılmakla, anılan çek yönünden TCK'nın 108. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi;
2- 1136 sayılı Avukatlık Yasa'sının 4667 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin katılan yerine katılan vekili adına hükmedilmesi,
3- Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.12.1996 gün ve 1995/10-378 esas, 1996/13 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; suça konu çeklerden 30.02.2000 keşide tarih ve 8245828 seri nolu çekin Şubat ayında 30 gün bulunmayıp, imkansız bir tarih içermesi nedeniyle keşide tarihinin varlığından söz edilemeyeceği, TTK 692. ve 693. maddesinde öngörülen zorunlu ögeleri içermeyen belgenin de çek vasfını taşımayacağı nazara alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde 3167 sayılı Yasa'nın 16/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 08.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy