(3167 S. K. m. 16/B) (1412 S. K. m. 225, 268) (7201 S. K. m. 10, 35) (1136 S. K. m. 164)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Vural Ataşoğlu'nun yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.06.2003 gün ve 2002/63 esas, 2003/407 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 06.04.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanığa, çıkarılan meşruhatlı (4814 Sayılı Kanun'un 16/b-4 ve CMUK.'un 225. maddelerinde yazılı açıklamaları içeren) davetiyenin, 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 10. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde öncelikle bilinen adresine tebliğe çıkarılması, yeni adresin belirtilmeyerek adres değişikliğine gidilmiş olması ve yeni adresin tebliğ memurunca da belirlenememiş olması nedeniyle tebliğ işleminin gerçekleştirilmesi durumunda, anılan Yasa'nın 35. maddesine göre tebliğe çıkarılması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun olmayacak şekilde, doğrudan 35. maddeye göre yapılan tebligata dayanılarak sanığın savunma hakkını kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
2- Suça konu çekteki imza ile dosyadaki Altındağ 3. Noterliğince düzenlenmiş 18943 yevmiye nolu imza beyannamesindeki sanığa ait imza örneğinin birbiriyle benzerlik göstermediği, sanığın da temyiz dilekçesinde, suça konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, büyük bir olasılıkla kardeşi Oral Ataşoğlu'na ait olduğunu belirtmesi karşısında, davaya konu çek üzerindeki imzanın sanığa ait olup olmadığı bilirkişi incelemesine başvurulmak suretiyle araştırılarak, sanığa ait olmadığının belirlenmesi durumunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.03.1992 gün ve 7/351-55 sayılı kararında açıklandığı üzere, eylemden şikayet bulunduğu nazara alınarak, çeki keşide edenin tespiti ile hakkında kamu davasının açılmasının sağlanması ve delillerin birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kabule göre;
a) Sanık hakkında uygulanan tedbirle ilgili yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMUK.'un 268/4. maddesine aykırı davranılması,
b) 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın, 4667 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin müdahil yerine, vekili lehine hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 01.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy