(3167 S. K. m. 16) (4814 S. K. Geç. m. 1) (647 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 2) (1136 S. K. m. 164, 168)
Dava: 3167 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık Mürşide Bayram'ın yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.04.2003 gün ve 2002/7 esas, 2003/309 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 13.04.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- 08.03.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinde öngörülen 3 aylık yasal süre beklenip, bu süre içinde çek tutarının veya karşılıksız kalan kısmının %10 tazminatı ve 3167 sayılı Yasa'nın 16/a. maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödeyip ödemediği ve 8. maddesine göre düzeltme hakkını kullanarak hamilin zararını karşılayıp karşılamadığı araştırılıp; sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine sözü edilen yasal süre beklenmeden ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi;
2- 4814 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesi amir hükmü uyarınca anılan yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki ilk duruşmaya gelmeyen şikayetçiye (varsa vekiline) sonraki oturumda hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde, şikayetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda usulüne uygun davetiye çıkarılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
3- Kabule göre;
a) 15.01.2003 tarih ve 24994 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4786 sayılı Yasa ile 647 sayılı Yasa'nın 5. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen gecikme zammı uygulanmasına ilişkin hükmünün suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeni ile TCK'nın 2. maddesi uyarınca sanık aleyhine uygulamayacağının gözetilmemesi;
b) 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın, 4667 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin katılan yerine, vekili lehine hükmedilmesi;
c) 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 168. maddesinde yargı yerlerindeki işlemlerle, diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari haddini gösteren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanacağı öngörülmüş olup; bu tarifede, avukatlık ücretinin dışında katma değer vergisi uygulamasına ilişkin bir düzenlemeye de yer verileceği belirtilmemiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 21. maddesinde tarifede yer alan ücretlere ayrıca katma değer vergisinin ilave edileceği belirtilmekte ise de, mahkemeler yasa hükümleri ile bağlı olup, yasada yer almayan bir hususu düzenleyen tarifeye göre karar vermeleri, hukukun genel kurallarına aykırılık oluşturur. Bu nedenle, mahkemece sadece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gösterilen vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yasada öngörülmeyen katma değer vergisinin de ücrete eklenerek tahsiline karar verilmesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 28.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy