(1412 S. K. m. 318) (765 S. K. m. 55, 59, 64, 491, 497) (403 S. K. m. 25) (3682 S. K. m. 8)
Dava: Hırsızlık suçundan sanıklar İsmail Kıyak, Kudbettin Yılmaz ve Ahmet Zeybek'in yapılan yargılaması sonucunda hükümlülüklerine ilişkin Ayrancı Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 18.12.2003 tarih ve 2003/4 esas, 2003/34 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar İsmail Kıyak ve Sanık Ahmet Zeybek ile O Yer Cumhuriyet Savcıları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 20.04.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: Sanıklar hakkında hükmolunan cezanın nevi ve süresi itibariyle sanıklar İsmail Kıyak ve Ahmet Zeybek'in duruşmalı temyiz isteminin CMUK 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre;
I- Sanıklar Kudbettin ve Ahmet'in mahkemede ve savcılık aşamasında, sanık İsmail'in tüm aşamalardaki inkara yönelik savunmaları, sanıklara kötü muamele yapıldığına ilişkin doktor raporları, parmak izi ekspertiz raporları, ele geçirilen eşyalar arasında suça konu eşyaların mevcut olmaması ve tüm dosya kapsamı itibariyle, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair sanıklar Kudbettin ve Ahmet'in birbiri ile çelişen kolluk beyanları dışında cezalandırılmalarına yeter derecede kesin, somut ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilemediği nazara alınarak "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi;
II- Kabule göre ise;
1- Sanıklar İsmail Kıyak ve Ahmet Zeybek ile birlikte hırsızlık suçunu işlemeye karar verip, gözcülük yapmak suretiyle eyleme katıldıktan sonra birlikte olay yerinden kaçan sanık Kudbettin Yılmaz'ın suça doğrudan katıldığı nazara alınarak, hakkında TCK'nın 64. maddesi gereğince uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine,
2- Sanık Kudbettin'e ait dosyada mevcut 20.01.2003 tarihli nüfus kaydının düşünceler kısmında sanığın 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesi (ç) bendi uyarınca Bakanlar Kurulu'nun 6.9.2001 gün ve 2001/3050 sayılı kararı ile Türk vatandaşlığını kaybettiğinin bildirilmesi ve sanığın halen cezaevinde hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki (3) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Ancak;
1) İncelenen dosya içeriği itibariyle; Ayrancı ilçesi Yeni mahallede bulunan caminin muhkem nitelikteki demir pencere korkuluğunun sert bir cisimle vidaları kırılmak suretiyle yerinden çıkartıldıktan sonra alüminyumdan yapılma pencere kanadının da sert bir cisimle zorlanması ile açılarak hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; üç kişi tarafından gerçekleştirilen suça konu eylem nedeniyle sanıkların TCK'nın 493/1-son. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, uygulama yeri olmayan aynı Yasa'nın 492/5-son. maddesi ile hüküm tesisi;
2) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.02.1999 gün ve 1-21/30 sayılı kararında da açıklandığı üzere; eski hükümlülüğünün silinme koşullarının oluşması halinde, hükümlülüğün silinmemiş olması sanık aleyhine sonuç doğuramayacağından, bu hususun resen dikkate alınarak tekerrür nedeniyle artırım yapılmaması gerektiği, zira bu halde sicildeki kaydın, silinmesi gereken, hukuken geçersiz ve yok hükmünde bir kayıt durumuna geleceği nazara alınarak yapılan inceleme sonucunda; dosya içersinde mevcut, sanık Ahmet Zeybek'e ait adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas alınan Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.8.1992 gün ve 229-133 sayılı ilamıyla TCK'nın 497/1, 55/3, 59. maddeleri gereğince tayin edilen 5 yıl 6 ay 20 gün ağır hapis cezasına ilişkin bihakkın tahliye tarihinin 20.06.1997 yılı olup, suç tarihi itibariyle 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 10.1.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4778 sayılı yasanın 31. maddesi ile değişik 8. maddesinin (d) bendinde öngörülen 5 yıllık silinme süresinin dolmuş olduğu, bu hali ile söz konusu ilamın tekerrüre esas olamayacağı göz önünde bulundurularak, sanığın sabıkasına konu diğer ilamların, kesinleşme ve infaz tarihlerini içerir tasdikli örneklerinin dosya içersine getirtilerek, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar İsmail Kıyak ve Ahmet Zeybek ile O Yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA; bozma nedenleri itibariyle sanıkların bihakkın tahliyesine, başka suçtan hükümlü ya da tutuklu olmadıkları takdirde salıverilmelerinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına müzekkere yazılmasına, 01.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy