(1136 S. K. m. 164, 168) (YCGK. 09.10.1989 T. 1989/7-213 E. 1989/280 K.)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Halil Türkmen'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2003 gün ve 2002/523 esas, 2003/648 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 20.04.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.10.1989 gün ve 7-213/280 sayılı ilamında da belirtildiği gibi, karşılıksız çek keşidesi çalınma, kaybolma, hile ile veya zorla alınma gibi, iradi bir harekete dayanmıyorsa keşidecinin cezalandırılamayacağı, bunlar dışında keşidecinin çekte yazılı miktar kadar borcu olmadığına veya çekin teminat olarak verildiğine ilişkin iddiaların ve bu konuda açılan hukuk davalarının suçun oluşmasını engellemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; ibraz tarihinden önce açılan ve suça konu çekin her ne suretle olursa olsun geçerliliğinin tartışılması sonucunu doğuracak menfi tespit ve iptal davalarının çekin iptali sonucunu da gündeme getirebileceği nazara alınarak kesinleşmesinin beklenmesinde yasal zorunluluk bulunduğundan; sanığın çek keşide tarihinden önce çekle ilgili olarak Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati tedbir kararı aldığı ve çekin iptali için de Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine 2004/429 sayılı davayı açtığını belirtmiş olmasına göre, davanın neticesi araştırılarak kesinleşip kesinleşmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- 1136 Sayılı Avukatlık Yasası'nın 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek vekalet ücretinin katılan yerine, vekili lehine hükmedilmesi ve Avukatlık Yasası'nın 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak Avukatlık ücretinin asgari haddini gösteren Avukatlık Ücreti Tarifesinin hazırlanacağı öngörülmüş olup Avukatlık ücreti dışında kalan katma değer vergisinin uygulanacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden vekalet ücretine Katma Değer Vergisi uygulanması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy