(3167 S. K. Geç. m. 1) (1136 S. K. m. 168) (647 S. K. m. 5) (1412 S. K. m. 322) (765 S. K. m. 2)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ruhi Yeşildal'ın yapılan yargılanması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin, Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.06.2003 gün ve 2001/858 esas, 2003/573 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 20.04.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 3167 sayılı Kanun'un 4814 sayılı Kanun ile ekli Geçici 1. maddesinde Davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir. Şikayetçinin veya vekilinin haklı mazereti halinde bu hüküm uygulanmaz hükmüne yer verilmiş olup; anılan maddeye uygun olarak yapılan tebligat üzerine, katılan vekilinin, mazeret dilekçesi sunduğu ve bu dilekçede sanık hakkındaki şikayetlerinin ve katılma taleplerinin devam ettiğini belirttiğinin, böylelikle, duruşmada hazır bulunmamalarının haklı nedeninin ve katılanın şikayetinin devam ettiği yönündeki iradenin ortaya konulmuş olduğunun anlaşılması karşısında, katılanın şikayetinden vazgeçmiş sayılması mümkün olmadığından, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 168. maddesi uyarınca hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin esas alınması gerektiği gözetilmeksizin, vekalet ücretinin eksik tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
15.01.2003 tarih ve 24994 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4786 sayılı Kanun ile 647 sayılı Kanun'un 5. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen gecikme zammı uygulanmasına ilişkin hükmün, suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeni ile TCK'nın 2. maddesi uyarınca sanık aleyhine uygulamayacağının gözetilmemesi;
Yasaya aykırı olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sonuç: 647 sayılı Kanun'un 5/5. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy