(3167 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 503) (5237 S. K. m. 157) (6762 S. K. m. 692, 693)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık C'nin yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 24.06.2003 gün ve 2001/372 Esas, 2003/412 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 27.04.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 14.12.1992 gün ve 1992/1 Esas, 1992/5 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi, çeklerde keşide yerinin neresi olduğunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi zorunluluğu göz önüne alındığında, davaya konu çek fotokopisindeki "TRB" şeklindeki kısaltmanın keşide yeri olarak kabulünün mümkün olmadığı dikkate alınarak çekin aslı ile varsa bankaya ibrazı anında alınan fotokopisi getirtilip keşide yerinin ibraz anında tam olarak yazılı olup olmadığı kesin olarak belirlenmesi, yazılmamışsa TTK'nun 692 ve 693. maddeleri amir hükmüne göre çek olarak kabulü mümkün olmayan belgeyi müdahile ödeme vasıtası olarak vermek şeklindeki sanığın eyleminin diğer unsurları bulunduğu takdirde dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldü günden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy