(3167 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 2) (647 S. K. m. 5)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılık suçundan sanık Ahmet Loş'un yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.06.2003 gün ve 2001/1186 esas, 2003/779 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Bozma isteyen tebliğnamesi ile 11.05.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 1. fıkrasıyla yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilen para cezasının 80.000.000.000 TL.den fazla olamayacağı ve yine aynı maddenin son fıkrasıyla kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte suç tarihi(2000)itibariyle aynı ticari ilişki nedeniyle,aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip,çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedileceği verilen ceza miktarında toplama dahil edilen her bir çek için 80.000.000.000 TL.'nı geçemeyeceği nazara alınarak;keşide tarihleri itibariyle aynı ticari ilişki için aynı anda düzenlendikleri anlaşılan suça konu çeklerin toplam bedeli üzerinden para cezasına hükmedilerek sanık hakkında 1 kez bir yıl ile beş yıl arasında çek hesabı açmadan yasaklama kararı verilmesi gerekirken suça konu her bir çek nedeniyle ayrı ayrı para cezasına hükmedilip çek adedi kadar yasaklama kararı verilmesi;
2- 15.01.2003 tarih ve 24994 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4786 sayılı Yasa ile 647 sayılı Yasa'nın 5. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen faiz hükmünün suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeni ile TCK'nun 2. maddesi uyarınca sanık aleyhine uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden başka yönleri incelenmeksizin hükmün istem gibi BOZULMASINA, 04.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy