(5252 S. K. m. 9/2) (5271 S. K. m. 250)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hükümlü ... hakkında İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 26.12.2003 tarih ve 2003/351 esas 2003/353 sayılı kararla mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından temyiz edildiği; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.05.2004 tarih ve 2004/5615 Esas, 2004/05921 karar sayı ile hükmü Onadığı, 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra infaz sırasında karar istenilmesi üzerine, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2005 tarih ve 2005/902, 2005/1030 D. İş sayılı görevsizlik kararı vermesi üzerine Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2005 tarih ve 2005/325 sayılı hükmü kurduğu; kararın süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 11.10.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Bazı Suçlara İlişkin Muhakeme" başlıklı Dördüncü Bölümünde yer alan 250. maddenin 1 fıkrasının ( a ) bendine göre; Türk Ceza Kanununda yer alan "Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu," Dolayısıyla açılan davalar; Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Kanunun bu hükmüne göre kurulan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi, İzmir, Antalya, Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, Manisa, Muğla ve Uşak illerinde "Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında" yargılamaya yetkili ve görevli mahkemedir. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1 maddesine göre; 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir, ancak;
a- Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b- Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c- Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
5252 sayılı Kanunun 9/3. fıkrasına göre; lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesince sanık ... hakkında "teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti suçundan" 26.12.2003 tarih ve 2003/351 esas, 2003/353 karar sayı ile kurulan hükmün, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.05.2004 tarih ve 2004/5615 esas, 2004/05921 sayılı kararı ile onanarak 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş bulunması, 5237 sayılı Kanuna göre yapılacak değerlendirmenin, 5252 sayılı Kanunun 9/1. maddesi kapsamı dışında bulunması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğinin belirlenebilmesi için yapılacak araştırmanın duruşma açılarak yapılmasının gerekmesi, delilleri tartışıp eylemi niteleme ve lehe yasayı saptama görevinin de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 250 inci maddesi uyarınca "Bazı Suçlara ilişkin Muhakemeye Yetkili İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine" ait olması karşısında, görevsizlik kararı verilmesi yerine evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy