(5252 S. K. m. 9)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık Halil Akdağ hakkında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 10.03.1994 tarih ve 1993/140 esas, 1994/30 karar sayılı mahkûmiyet kararı verildiği; hükümlü vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.09.1994 tarih ve 1994/6464 esas, 1994/11243 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra talep üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin. 24.06.2005 tarih ve 1993/140 esas, 1994/30 Ek Karar sayı ile 5237 sayılı kanunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği; kararın hükümlü tarafından süresi içinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteğinin reddine karar verilmesi isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 11.10.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
a- Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b- Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c- Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Hükümlü teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan mahkum iken 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun gereğince Mahkemece yapılan değerlendirmede, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 765 sayılı TCK'ye göre kurulan hüküm lehe olduğundan sanık hakkındaki ağır hapis cezasının hapis cezasına, ağır para cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle hükümlünün, 5 yıl hapis ve 1364 YTL adli para cezası, 2 yıl 6 ay hapis ve 10740 adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa bu durumun duruşma açılarak değerlendirilmesinde zorunluluk vardır. 5237 sayılı Kanunun uyuşturucu madde suçlarının örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halini farklı düzenlediğini, bu durumun 5237 sayılı TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği haller içerisinde olmadığı gözetilerek, duruşma açılıp bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy