(2313 S. K. m. 3, 23) (5237 S. K. m. 191) (765 S. K. m. 404)
Uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık A. Kurnaz hakkında Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 14.06.2005 tarih ve 2005/53 esas, 2005/111 karar sayı ile tedavi altına alınmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği; kararın sanık tarafından temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 18.10.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosya kapsamı ve arama, el koyma tutanaklarından suç konusu kenevirlerin dikili olarak ele geçirildiği, suç tarihine göre eyleminin, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun un 3. maddesinde yazılı Münhasıran esrar yapmak için kenevir ekilmesi ve her ne şekilde olursa olsun esrarın ihzar, ithal, ihraç ve satışı yasaktır. kuralına aykırılık oluşturduğu, müeyyidesinin ise, 2313 sayılı Kanunun 23/4. maddesinde ... 3 üncü maddedeki yasak hilafına kenevir ekenler bir yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılırlar. şeklinde öngörüldüğü; suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 191. maddesinin 1 fıkrasının 2. cümlesinde, Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi, bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır. kuralının bulunduğu, nazara alınarak, hüküm tarihine göre, sanık hakkında 2313 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanunun 191/1. maddesi 2. cümlesinde öngörülen cezalardan hangisinin uygulanması gerektiğinin tartışılması yerine, 765 sayılı TCK. nun 404/2 ve 5237 sayılı TCK. nun 191. maddelerinden hangisinin lehe olduğu tartışılarak karar verilmesi yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra, 29.06.2005 tarih ve 5377 sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, sözü edilen kanunun 23. maddesi ile Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin madde metninden çıkartıldığı nazara alınarak, sanık hakkında yeniden değerlendirme yapılarak, sanığın eylemine 2313 sayılı Kanunun 23/4. maddesi ile 5237 sayılı TCK. nun yürürlükten kaldırılmış bulunan 191/1. maddesinin 2. cümlesinden hangisinin uygulanacağının yeniden tartışılması ve buna bağlı olarak 01.06.2005 tarihinden sonra 2313 sayılı Kanuna muhalefet suçunda yargılama görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu değerlendirilerek görevli mahkemenin belirlenmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,
Kabule göre;
3- Sanığın eylemi uyuşturucu madde kullanmak olarak değerlendirilip, eylemi hakkında lehe olduğu düşünülen 5237 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edilmesine göre; uyuşturucu madde kullanan kişinin uyuşturucu maddeyi kullanmadan önce, uyuşturucu maddeyi satın alma, kabul etme veya bulundurma eylemini de gerçekleştireceği, böylece 5237 sayılı TCK. nun 191/1. maddesinde öngörülen suçu işlemiş olacağı düşünülmeden, 5237 sayılı TCK. nun 191/1. maddesinin eyleme bir ceza öngörmediği kabul edilerek, temel ceza belirlenmeden tedbir kararına hükmedilmesi suretiyle, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması halinde 191. maddesi 5. fıkrasının uygulanamaz hale getirilmesi.
4- 5237 sayılı TCK. nun 191/2. maddesinin uygulanması sırasında, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, sanığın en yakın tam teşekküllü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilerek infazın kısıtlanması,
5- Sanığın eylemi sabit görülerek ceza verilmemesi halinde dahi, yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği halde, yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 30.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy