(5275 S. K. m. 122) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 188/5, 201)
Teşekkül halinde uyuşturucu madde imal etmek suçundan sanık Ürfi Avran hakkında Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 13.08.1991 tarih ve 1987/206 Esas, 1989/1 karar sayısı ile 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 07.11.1991 tarih 1991/4109 esas, 1991/4781 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden sonra talep üzerine Diyarbakır 1.Ağır Ceza Mahkemesince 07.07.2005 tarih ve 1987/206 Esas 1989/1 Ek Karar sayısı ile uyarlama sonucu örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde imal etmek suçundan 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği, kararın hükümlü Ürfi müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 27/10/2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
a- Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b- Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c- Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Sanık hakkında ilk hükümle 'teşekkül halinde uyuşturucu madde imal etmek' suçundan mahkumiyet kararı verildiği halde, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu; uyarlama kararı verilirken 5237 sayılı TCK.nun 188/5.fıkrası uygulanarak eylemin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği kabul edilerek uygulama yapılmıştır. Sanık ve arkadaşlarının kurduğu kabul edilen ve 765 sayılı TCK.nun 403/11. fıkrasında tanımlanan teşekküllün 5237 sayılı TCK.nun 220. maddesinde düzenlenen 'örgüt' niteliğinde olup olmadığının duruşma açılıp tartışılarak bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden ve bu durumun 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinde açıklanan Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerden olmadığı gözetilmeden, duruşma açılarak bir karar verilmesi yerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 14.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy