(5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 403) (5237 S. K. m. 188)
Yargıtay Kararı
Teşekkül Halinde Uyuşturucu Madde Satmak suçundan sanık Hasan Salman hakkında ERZURUM DEVLET GÜVENLİK Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 25.03.2003 tarih ve 2002/213 esas, 2002/265 karar sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.nun 403/5-7 ve 59. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden sonra hükümlünün ve infaz Cumhuriyet Savcılığının talebi üzerine ERZURUM 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNCE duruşma açmaksızın dosya üzerinde 10.06.2005 tarih ve 2002/265 esas, 2003/50 sayılı ek kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 188/3, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca verdiği mahkumiyet kararının da süresi içinde sanık tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dava dosyasının BOZMA isteğiyle tebliğname ekinde 18.11.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
a- Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b- Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c- Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca verilen uyarlama kararında, 765 sayılı TCK.nun 403/5. maddesinde belirtilen suça ait olarak suçun özel hallerine ilişkin (teşekkül ve topluluk oluşturma gibi) hükümlerin 5237 sayılı yasa ile ortadan kaldırıldığı, artırım ve indirim maddelerindeki oranların değiştiği belirtilmiş, bunların sonucunda 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu değerlendirilerek uygulama yapılmış ise de;
Her ne kadar suçun teşekkül halinde veya topluluk halinde işlenmesini düzenleyen 765 sayılı TCK.nun 403/7-8. maddeleri kaldırılmış olsa da, 5237 sayılı Kanunun 188/5. maddesinde düzenlenen örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hali olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, bu durumun 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği haller içerisinde olmayıp hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik yapan karar niteliğinde bulunduğu gözetilerek duruşma açılıp bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Ek karar ile önceki hüküm geçerliliğini yitirdiği halde, müsadere iade, mahkeme masrafı gibi diğer hususlar yönünden bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 07/12/2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy