(2253 S. K. m. 6) (3005 S. K. m. 1) (1412 S. K. m. 138, 141)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık Mehmet K.'nın yapılan yargılaması sonucunda hükümlülüğüne ilişkin İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2004 tarih ve 2003/404 esas, 2004/261 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 26.01.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- 07.08.2003 gün ve 25192 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4963 sayılı Yasa'nın 8. maddesiyle; 2253 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 15 yaşını bitirmeyen küçükler tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davalara çocuk mahkemelerinde bakılır hükmünde yer alan 15 ibaresi 18 şeklinde değiştirilmiş, böylece 20 Kasım 1989 tarihinde imzalanan ve 27.01.1995 tarih ve 22184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yasa ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak iç hukuk kuralı haline gelen Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin Bu sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır yönündeki 1. maddesi hükmüne paralel bir düzenleme yapılmış olup, değişiklik uyarınca 15-18 yaş grubuna dahil olan sanıkların yargılanmasının 2253 sayılı Yasa hükümlerine tabi olduğu ve anılan Yasa'nın 26. maddesi gereğince küçükler hakkında 3005 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alınmadan, 18 yaşından küçük sanık hakkında adli tatil olan 19.08.2004 tarihinde duruşma açılarak 3005 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yargılama yapılması;
2- CMUK'un 138. maddesi hükmüne göre tayin olunan müdafiinin görevinin yargılama sona erene kadar devam edeceği gözetilerek suç ve karar tarihlerinde 18 yaşını bitirmeyen sanık vekilinin hazır bulunmadığı oturumda CMUK'un 141. maddesi gereğince duruşmanın taliki gerekirken, sanık vekilinin hazır bulunmadığı celse sonunda hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden başka yönler incelenmeksizin hükmün istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy