(765 S. K. m. 403/1-6-7, 405/2, 59, 31, 33) (5237 S. K. m. 188/1-4-5, 192/3, 62, 52/4, 53)
Teşekkül oluşturarak eroin imal etmek suçundan sanık Abdullah Durmaz hakkında İSTANBUL 4 NO' LU DEVLET GÜVENLİK Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 15.10.1999 tarih ve 1998/495 esas, 1999/592 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.nun 403/1-6-7, 405/2 ve 59, 31, 33 maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04.05.2000 tarih ve 2000/2445, 2000/6439 sayılı ilamı ile ONANMAKLA kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden sonra infaz Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma açmaksızın mahkemece 28.07.2005 tarih ve 1998/495 esas, 1999/592 sayılı ek kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 188/1-4-5, 192/3, 62, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin verilen kararın süresi içinde sanık tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 22.11.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
a- Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b- Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c- Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca verilen uyarlama kararında, 765 sayılı TCK.nun 403/5. maddesinde belirtilen suça ait olarak suçun özel hallerine ilişkin (teşekkül ve topluluk oluşturma gibi) hükümlerin 5237 sayılı yasa ile ortadan kaldırıldığı, artırım ve indirim maddelerindeki oranların değiştiği belirtilmiş, bunların sonucunda 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu değerlendirilerek uygulama yapılmış ise de;
Her ne kadar suçun teşekkül halinde veya topluluk halinde işlenmesini düzenleyen 765 sayılı TCK.nun 403/7-8 maddeleri kaldırılmış olsa da 5237 sayılı kanunun 188/5 maddesinde düzenlenen örgüt çerçevesinde suç işlenmesi hali olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılması lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği haller içerisinde olmayıp hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik yapan karar niteliğinde bulunduğu gözetilerek duruşma açılıp bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün başka yönleri incelenmeksizin istem gibi BOZULMASINA, 14.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy