(765 S. K. m. 403/10, 59, 31, 40,36) (5237 S. K. m. 220/1, 62, 53/1) (5252 S. K. m. 9)
YARGITAY KARARI
Uyuşturucu Madde Ticareti yapmak amacıyla teşekkül oluşturmak suçundan sanık İsmail Kutlak hakkında ADANA 1 NOlu DEVLET GÜVENLİK Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 27.02.2001 tarih ve 1999/327 esas, 2001/38 karar sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.nun 403/10, 59, 31, 40 ve 36. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10, Ceza Dairesinin 24.01.2002 tarih ve 2001/19844 esas, 2002/3593 karar sayılı ilamı ile ONANARAK kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden sonra ADANA 6. AĞIR CEZA MAHKEMESİNCE duruşma açmaksızın dosya üzerinde 17.08.2005 tarih ve 1999/327 esas, 2001/38 sayılı ek kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 220/1, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının da süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dava dosyasının BOZMA isteğiyle tebliğname ekinde 22.11.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
a- Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b- Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c- Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca verilen uyarlama kararında, 765 sayılı TCK.nun 403/10. maddesinde belirtilen suça ait olarak suçun özel hallerine ilişkin (uyuşturucu ticareti için teşekkül oluşturma) hükümlerin 5237 sayılı yasa ile ortadan kaldırıldığı, artırım ve indirim maddelerindeki oranların değiştiği belirtilmiş, bunların sonucunda 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu değerlendirilerek uygulama yapılmış ise de;
Sanık hakkında ilk hükümle 'uyuşturucu madde ticaret yapmak amacıyla teşekkül oluşturmak' suçundan mahkumiyet kararı verildiği halde, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu; uyarlama kararı verilirken 5237 sayılı TCK.nun 220/1. maddesi uygulanarak Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurmak suçunu işlediği kabul edilerek uygulama yapılmıştır. Sanık ve arkadaşlarının kurduğu kabul edilen ve 765 sayılı TCK.nun 403/10. fıkrasında tanımlanan teşekküllün 5237 sayılı TCK.nun 220. maddesinde düzenlenen 'örgüt' niteliğinde olup olmadığının duruşma açılıp tartışılarak bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden ve bu durumun 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinde açıklanan Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerden olmadığı gözetilmeden, duruşma açılarak bir karar verilmesi yerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
2-04.11.2004 tarihinde kabul edilerek 13.11.2004 tarih ve 25642 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 2. maddesiyle değişik 6. maddesinin 1.fıkrası ile ağır hapis cezalarının hapis cezasına dönüştürüldüğü, dolayısıyla sanık hakkında sonuç olarak hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 647 sayılı kanunun 6. maddesi kapsamına girdiği değerlendirilerek, bu hususta olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 21/12/2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy