(5237 S. K. m. 191, 193) (765 S. K. m. 405)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanıklar S. T., A. T. ve D. D. hakkında Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 02.06.2005 tarih ve 2004/203 esas 2005/76 karar sayı ile sanık S.'nin 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkûmiyetine, sanıklar A. ve D.'in beraatlerine karar verildiği; sanıklar A. ve D. hakkındaki hükümlerin yerel Cumhuriyet savcısı ve sanık S. hakkındaki hükmün ise bu sanık tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, S. hakkındaki hükmün onanması ve diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulması isteğini içeren 06.12.2005 tarihli tebliğname ekinde dava dosyasının 13.12.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı; Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerel Cumhuriyet savcısı temyizinde uyuşturucu madde kullandıkları sabit olan sanıklar hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirlerine hüküm olunması gerektiğini belirterek sanıklar A. ve D. hakkındaki hükümlerin bozulmasını istemiş olması nedeniyle, yerel Cumhuriyet savcısının temyizin bu sanıkların aleyhine yapıldığı kabul edilmiştir.
1- Uyuşturucu veya uyarıca madde kullandığı maddi bulgularla saptanan kişi, bu maddeyi kullanmadan önce mutlaka satın almış veya kabul etmiş ya da bulundurmuş olacaktır. Kendi özgür iradesiyle sözü edilen maddeyi kullanan kimsenin, en azından o maddeyi bulundurmuş olduğunu kabul etmek zorunludur; çünkü kanun, bulundurmanın uzun veya kısa sürmesi konusunda bir ayırım yapmamıştır.
5237 sayılı TCK'nın 191. maddesine göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kullanmaktan değil, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak fiillerinden dolayı hapis cezası ile birlikte tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirlerine hükmedilecektir. Bu durum, madde metninden ve özellikle (5) numaralı fıkradaki düzenlemeden açıkça anlaşılmaktadır.
Diğer sanık S. tarafından temin edilerek getirilen esrarı tütünle karşılaştırıp sigara kağıdına sardıktan sonra birlikte içen sanıklar A. ve D.'in, bu uyuşturucu maddeyi aynı zamanda kabul ettikleri ve bulundurdukları da sabit olduğundan; uygulama sonuçları karşılaştırılarak, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'ya göre lehe olduğu kabul edildiği takdirde, sanıklar A. ve D.'in 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek ve bulundurmak suçundan cezalandırılmaları, ayrıca haklarında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması gerektiği gözetilmeden, yanlış yorum sonucu sanıkların uyuşturucu madde kullandıkları ve 5237 sayılı TCK'ya göre kullanmanın suç oluşturmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi,
2- Olayla ilgili tutanakların içeriği ile sanıkların kolluk tarafından alınan ifadeleri dikkate alınarak, her üç sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 193/2 veya 765 sayılı TCK'nın 405/2. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmasında zorunluluk bulunması,
3- 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca sanık S. hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması ile yetinilmesi gerekirken, infazı sınırlayıp kısıtlayacak biçimde Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde şifa buluncaya kadar tedavisinin öngörülmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, yerel C.Savcısı ile sanık Selami'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kısmen istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy